Kullanıcı

Kullanıcı
@Kullaniciokur
Hayallere Bağlanmışlar
Başucumda birkaç bozuk metal, Kafamda ilginç hayallere bağlanmışlar. En sevdiğim solgun gülleri atmaya başlamışken, Onlar öyle mi kalmak isterler? Yorulmuşum bu saatler, Ellerimde yarısı bitmiş kalemler. Öyle kalmışım bir başıma, Böyle mi kalmak isterler? Yerde dökülmüş bir kap pembe boya var, Zincirlemiş gibi, paçama yapışmışlar. Dışarıda ise yağmur durmuş, Renkler hayallere bağlanmışlar. Ben hâlâ duruyorum, soğuk bir sedyenin üstünde, Islak saçlarım, beyaz yüzüm, kadife mendillerle. Akşamı hiç görmemiş bir seher onlar, Hep öyle mi kalmak isterler?
Şiir
Reklam
Zaman geçtikçe bir şeyler olacak ve zaman geçtikçe ben o şeyleri beklememeyi öğreneceğim.
İnsan ve Duygular
Kürk Mantolu Madonna
Kürk Mantolu Madonna İnsanı hayata bağlayan bir çok etken vardır aslında, bir insan başka bir insan için de yaşayabilir,insanlara katacağı şeyler için de, ölmekten korktuğu için de, sadece doğduğu için de yaşayabilir insan, yaşarken de hakkı olan her şeyi yapabilir, insanın yaşam amacını, yapacağı seçimlerin yazacağı kaderin gidişatı belirler. Sabahattin Ali'nin romanlarından ; Kürk Mantolu Madonna'da, Raif Efendi, kendi düşüncelerinde yaşamayı seçse de, kader onu hayat hakkında daha fazla düşünceye maruz bırakacak bir sevgi meselesine sokarak onun kendi adına yaşamasını sağlamıştır, ona bir amaç vermiştir, hatta belki gerçek aşk dediğimiz şeyde bu dur. Bana göre Raif Efendinin yaşadığı şey ilk görüşte aşk değildir, çünkü Maria'nın tablosu ille aylarca bir serüveni olmuş, onu onla tanımıştır, sadece bir tablo ile değil, resime kendi elleri ile kattığı sanatı, bakış açısını, kendine bile itiraf edemeyeceği zerafeti ile, belki ilk önce cidden görünüşüne aşık olmuştur fakat onu tanıyınca kendinden bir şeyler bulmuştur, bu buluşta, bunca zamana kadar diğer insanları eleştirmesinin sebebi olan özellikleri taşımamasından kaynaklanmıştır, öyle ki Raif Efendi, onu kaybedince bir daha kimse ile münakaşaya girememiş, çünkü Maria bile onu terk ettiyse, diğerlerinin de aynısını yapacağını kesinleştirmiştir, onun dışında onu ilk gördüğünde, olmasını beklemediği kişi olduğunu eleştirerek çabuk karar vermiş fakat sadece bir bakışma ile onu kendine yakın tutmuştur, hatta belki de ona her bakışında, tabloya hissettiklerini birebir yaşamak için yüzünü incelemiş, onu bu sefer düşünceleri ve fikirleri ile tanımıştır, her iki şekildede ona karşı büyük bir sevgi beslemiş ve Maria'nin da diğer insanlar ile yaşadıklarını unutup, ona güvenmesini ve onu
Duygu ve Düşünce