Cennetin kapısında bekleyen yılan! Yoksa o görülmemiş renklerini cennetten mi aldın?.. Yoksa o pırıl pırıl pulların, alev alev gözlerin, o ses sevgin ve aşk tutkun, hep içinde taşıdığın zehri daha iyi belirtmek için tanrısal bir ceza fonu gibi görüntünün hemen arkadına yerleştirilmiş bir paradoks panosu mu? Her neyse sen bu ifadenle her çağda çağdaş ve yine her çağda arkaiksin. Arkaik ne kelime, adeta dünya zamanından öncesin; bir bakıma hep cennete bitişiksin ama cehennemi yaşıyorsun. Cehennemsin, küçük bir cehennemsin. Doymamak üzere toprak yutuyorsun, toprak yutmaya mahkumsun. Çünkü; Topraktan öncesin. İnsanı toprağa getirme mesajının büyük elçisisin. Gözle görünmeyen şeytanın gözle görünen çekisin.
Düşmemiş medeniyet var mı? Olsaydı ne değeri olurdu? Önemli olan bir medeniyetin düşmeyişi değil, düşüşü dirilmesiz ölüme dönüşmeden doğrulmasını bilmesidir.