Em li "caşan" digerin.
-Li "caşan"? -Kalo gotina min bi pirsî vegerand.
-Erê Kalo lı "caşan", ew jî xayinên milet in, tevî ku ew jî bi navê kurdayetî ban dikin.
Genel olarak bakıldığında Kafkas Kürtlerinin yazdıkları romanların birçoğu Kürtlerin yaşadıkları sıkıntılara ve yaşam tarzlarına odaklanmışlardır. Folklorik bir bellek kurmaya yönelik biyografik öğelerin ağır bastığı metinlerdir. Bu durum Sovyetler Birliğı'nin dağılmasından sonra, bu bölgenin dışına çıkan ve ağırlıkla Avrupa'ya göç eden Kafkasyalı yazarların sonraki evrelerde, özellikle üçüncü dönemde yazdıkları romanlarda da geçerliliğini koruyan kültürel bir miras olarak kalmıştır. Remezan Alan'a göre "bu tür (folklorik] romanlar yazmak, piyasanın gereğinden öte milliyetçi duygulardan, kültürel ve dilsel asimilasyon endişelerinden ileri gelir. Yani ortada, bir zararın telafisi vardır. Bu yüzden, bu eserlere sahip olanların edebiyatı, kişisel yaratıcılıkta değil, belki de kültürel direniş ve mücadele alanına yönelmiş entelektüel bir alanda mesken tutuyor" (Folklor û Roman 155) denilebilir.
Düşünce ve sosyolojik ihtiyaç bağlamında ilk Kürtçe romanın fikir babası Hacî Qadirê Koyî'dir. Şairin, 19. yüzyılın sonuna doğru yazdığı «Bu zamanda eski âdetler kalmamış / Şair ve kâtiplerin çıraları sönmüş / Zamanımızda roman ve gazete vardır / Maksat olan her ilim onlarla yayılmış" dizeleriyle şiire ağıt yaksa da romanın (ve gazetenin) bilimsel yönüne yaptığı vurguyla roman türüne dikkat çektiğini vurgulamıştım. Dolayısıyla Kürtçe roman tarihi Koyî'nin bu dizeleriyle hiçbir lehçesinde Kürtçe romanın henüz yazılmadığı bir tarihle başlar.