"Mezarıma atılan toprak kurur- ve sen beni unutursun anacığım! Yaban otları kaplar mezarımı - ve boğulur senin de acın, yaşlı babam. Bacımın gözünde yaşlar kurur, acısı uçar gider yüreğinden.
Ama sen benim unutamazsın ağabeyciğim öcümü almadıkça. Sen de beni unutamazsın küçük kardeşim yani başıma uzanmadıkça.
Sımsıcacaksın kurşun ve getirdiğinse ölüm ama sadık kölem değil miydin sen benim? Ey üzerimi örten kara toprak sen değil miydin atımın toynakları altında inleyen? Soğuksun Ey ölüm ama bendim senin efendim. bedenimi toprak alsın, ruhumsa göklerin."
Şimdi de kendi kendime şu lüzumsuz suali soruyorum: Kolay elde edilmiş bir saadet mi, yoksa insanı yücelten ıstırap mı daha iyidir? Evet, hangisi daha iyi?