sebia

sebia
@Kurdt
Mersin
2 Mart 2006
7 okur puanı
Mayıs 2019 tarihinde katıldı

sebia

, bir kitap okudu
Puan vermedi·142 syf.·
4 günde okudu
·
2023 3. kitabı
Emrah Serbes
7.5/10 · 11,4bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Anneannem soğumuş parmaklarıyla elimi sıktı, bana sevgiyle baktı. “Ah Rüstem Bey,” dedi. “Ben sensiz ölür müyüm hiç?”
sonunda hepsinin ahlakını bozdum! ben oraya gidinceye kadar mutlu, günahla tanışmamış bu dünyaya; iğrenç bir kurt gibi, ulusları silip süpüren bir veba mikrobu gibi kendi mikrobumu bulaştırmıştım. yalan söylemeye alıştılar… yalanı sevdiler, yalanın çekiciliğiyle tanıştılar.oh, başlangıçta bu belki de şakacıktan, şımarıklıktan, oyun olsun diye masum bir biçimde bir atomdan başlamıştır, ama bu yalan atomu kalplerine işledi, hoşlandılar bu atomdan.hemen arkasından şehvet düşkünlüğü doğdu, şehvet düşkünlüğü kıskançlığı doğurdu, kıskançlık da zorbalığı...oh, nasıl olduğunu bilemiyorum, hatırlamıyorum, kısa süre sonra, çok kısa bir süre sonra ilk kan aktı: şaşırdılar, dehşete kapıldılar, birbirlerinden ayrılmaya, uzaklaşmaya başladılar.aralarında karşıt gruplaşmalar oldu.serzenişler, sitemler başladı.ayıbı öğrendiler ve ayıbı erdem sayar oldular.onurla ilgili kavramlar edindiler, her grubun bir bayrağı oldu.hayvanlara eziyet etmeye başladılar ve bunun üzerine hayvanlar uzaklaştılar onlardan, ormanlara çekildiler ve onlara düşman oldular.birbirlerinden ayrılma, kopma çatışmaları, kişilik ve senin benim kavgaları başladı.ayrı ayrı dillerde konuşur oldular.acıyı tattılar ve sevdiler onu.acı çekmek için yanıp tutuşuyorlardı.gerçeğe yalnızca acı çekerek ulaşılabileceğini söylüyorlardı.o zaman dünya görüşleri değişti.kötü olduklarında bu kez kardeşlikten, insanseverlikten söz etmeye başladılar.bu kavramları anladılar.suçlu insanlar olduklarında adaleti icat ettiler ve onu korumak için bir takım yasalar koydular, yasaları korumak için de giyotini kurdular.
Acımasızlık, bir ahlâk bozukluğu olmanın ötesinde, doğanın bize nakşettiği ilk yasadır. Çocuk, daha erişkin olmadan oyuncağını kırar, sütannenin memesini ısırır, kuşunu boğazlar. Acımasızlık hayvanlarda mevcuttur, onlarda, sanıyorum size söylemiştim, doğa yasaları bizde olduğundan daha enerjik işler: acımasızlık duygusu vahşilerde uygar insanda olduğundan daha yakındır doğaya: Bu duygunun bir dizi ahlâk bozukluğu olduğunu ileri sürmek saçma olur. Bu düşünce sistemi yanlıştır, tekrar ediyorum: Acımasızlık doğadadır: hepimiz az da olsa bir miktar acımasızlık dozuyla doğuyoruz ve yalnızca eğitim bunu değiştiriyor; ama doğada eğitim yok, tarım ağaçlara nasıl zarar veriyorsa eğitim de doğanın kutsal etkilerine o kadar zarar vermektedir. Meyve bahçenizde doğanın eline terk edilmiş ağaçları, sizin sanatınızın zorlayarak özen gösterdikleriyle karşılaştırın, hangisinin daha iyi olduğunu göreceksiniz, hangisinin size daha iyi meyve verdiğini göreceksiniz. Acımasızlık, uygarlığın henüz yok edemediği insanın enerjisinden başka bir şey değildir: Dolayısıyla bir erdemdir, ahlâk bozukluğu değil.