"Bazen;
hayat yorar insanı…
Şarkılar yorar..
Beklemek yorar..
Özlemek yorar..
Affetmek yorar..
Hoş görmek yorar..
Boş vermek bile yorar..
Ve insan susar..
Her şeye, herkese rağmen..
Elinden gelen tek şeyi yapar;
Bağıra bağıra susar…”
Ben tuhaf bir adamım lele
Üşüdüğün vakit rüzgara kızarım , ağladığın vakit hayata
Hastalandığın vakit boşluğa kızarım , iyileştiğin vakit hastalığa
En çok da kendime kızarım Lele , belki de bu yüzden tuhaf bir adamım
İyiler hep hasta , iyiler yorgun , iyiler mutsuz
Gamsızlar sağlam , arsızlar sefada ama ruhsuz
Hep kötülerin gemisi yürür bu hayatta
Gamsıza da kızarım , arsıza da
Belki de bu yüzden tuhaf bir adamım
Aşka tövbeliyken sevdim seni , yeminliyken sevdim
Şimdi tövbeye de kızdım , aşka da
Vebali boynuma dedim , yeminimi bozdum
Belki de bu yüzden tuhaf bir adamım
Yine o meşhur zamanlardayım , yine demir attın zihnime
Artık zamana da kızgınım , denize de , attığın demire de
Harcım değil dedim , zamana yenildim
Belki de bu yüzden tuhaf bir adamım
Her şeyi içimde halletmeye çalışırken içimi dağladım
Eteğini toplamış bir dağın küskünlüğü olan içimi dağladım
Belki de bu yüzden tuhaf bir adamım
Seninle konuştum sen tartıştım sandın
Sözlerimde hep seni andım
Oysaki sana nasıl hissettiğimi anlatmaya çalıştım
Sen kötü sandın , kara parmaklı insan sandın
Belki de bu yüzden tuhaf bir adamım
Bir insanın bir insana ne kadar ihtiyacı olabilir bilmiyorsun , kaç ton basıyor insan yüreği bilmiyorsun değil mi?
nefes almadan nasıl yaşanılır bilmiyorsun işte o da ne kadar yaşamak denilirse .
uykusunda ağlar mı insan?
bilmiyorsun değil mi anlamıyorsun beni
nefesini kesen ile soluklanmak ister mi insan ?
anlıyorum de bana n'olur ver bana beni geri
tıka basa sığdırdığım için gözlerimden süzülmesin diye
geçecek diye diye
ne kadar sakladım bilmiyorsun
anlatamıyorum ya yazıklar olsun
altı üstüne düşman bilincim , anlıyor musun ?
ben de anlamıyorum biliyor musun ?
bilmiyorsun
hiçbir şey bilmiyorsun