‘‘Sadece zihnî değil, gezegen içinde de kaybolmuş bir insan…Sanki herkes köşesini bulup oturmuş. Hayatın akışı ve dünyanın düzenini herkes kabullenmiş. Fakat ben… Ben yapamamışım.
Özgürlükler dilerim sana. Tutsak hissettiğin benden özgürlükler dilerim sana.
Bir daha dönmemen dileğiyle, hatta en özgüründen, en deli dolusundan dilerim.
O kadar özgür ol ki bensiz, bencilliğin kadar . Özlem dolu özgürlükler dilerim sana.
Özletsin sana beni tüm kahroluşların, tüm kayboluşların.
Özleye özleye özgür ol..
İki özlem çeksen ne olur yani, demi canım?!..
Benimki de laf mı oldu şimdi..
Bak bana, nasıl bir özgürüm ama..
Tebessümü diyorum insanın, dağ gibidir dağ!
Hani dağlar arkasında olan şehirleri, dünyayı gizler ya? - Hah, öyle işte!