Kimseyi bekleme sen uç. Aynı cinsten olmayan kuşlar nasılsa birlikte uçamayacak. Sen kime layıksan o gelecek, yanında seyir alacak. Herkes kendisi gibi olanı bulacak. İsterlerse aynı mahalleden olmasınlar, hatta aynı şehirden. Ruhları aynı kaynaktan gelenler bu zamanda birbirlerini mutlaka bulacaklar, yeter ki sen yola çık, o yolda ilerlemek, yani yolculuğun kendisi getirecek sana senin olanı, sen yeter ki uç.
Burada kız olarak doğmak bir lanet diye düşündü. Ayrımcılık doğumdan başlıyor ve nesilden nesile aktarılıyordu. Kız çocuklarını cehalete mahkum etmek onları boyunduruk altında tutmanın, düşüncelerine ve arzularına gem vurmanın en emin yoluydu. Kızları eğitimden mahrum etmek onları hiçbir kaçma şanslarının olmadığı bir hapishaneye kapatmaktı. Toplumda her türlü ilerleme ümidi ellerinden alınıyordu. Bilgi güçtü. Eğitim özgürlüğün anahtarıydı.