Dünyada korkunç değişiklikler oluyor. Çeşitli güçler, nasıl olacağını bilemediğimiz bir gelecek hazırlıyorlar bize. Bu güçlerden bazıları kötü görünüyor. Gerçekte belki de kötü değillerdir, ama bizim iyi olduklarına inandığımız şeyleri silip süpürmeye yöneldikleri için bize kötü geliyor.
Böyle yerlerde yaşanan facialarda, zaman, suluboya üzerinden geçmiş ıslak bir fırçaya benzer. Keskin yanlar bulanır, acılar silinir, renkler birbirine karışır ve bir yığın ayrı çizgiden, toplanmış bir karaltı çıkar ortaya
Hemen hemen bütün insanlar korkaktır ve korkularının nedenini de çoğu zaman bilmezler bile. Gölgelerden, şaşkınlıklardan, sayısız, adsız tehlikelerden, yüzünü görmedikleri bir ölümden korkarlar. Ama bir sefer olsun gerçek bir ölümle, öyle gölgelerle değil, kılıçla, mermiyleya da ok ve mızrakla gelen, tanımlanabilir ve kavranabilir bir ölümle karşı karşıya gelmeyi göze alırsan, artık hiçbir zaman korkmazsın. Hiç değilse eskisi kadar korkmazsın. O zaman, öbür insanlardan ayrılırsın işte. Onların dehşet çığlıkları attığı yerde, sen kendini güvenlikte duyarsın. En büyük armağan budur işte. Belki de tek büyük armağandır bu. Kötülükle çevrelenmiş son arınma noktası