Kendilik bilgisi, kendini bilmek, dış-a-ri-dan hareketle, dışarıya yönelerek, ne tek tek ağaçları sayarak, ne de ormanda dolaşarak ulaşılacak bir bilgi türüdür. Çünkü benlik kuyusu, dışarıdan sürekli su taşıyarak doldurulamayacak kadar derindir; yapılması gereken, benlik kuyusunun zeminindeki çer-çöple tıkanmış delikleri temizleyerek (tezkiye), iç-e-ri-ye akmayı, fışkırmayı bekleyen suyun önünü açmaktır. Ancak insan çoğun, kendinden kaçar; kendiyle yalnız kalmaktan korkar; kendini dinlemekten ürker; tersine, dışarıya, gürültüye, başkalarına, kalabalıklara sığınır; kendini beşerî ekrana göre ayarlar, tadil eder. Yorgun argin döndüğünde ise kendine sırtını döner ve uyur, daha doğrusu uyumaya çalışır. Çünkü kadîm sûfi/irfani kültürümüzde dile getirildiği üzere, ancak vicdanı rahat olan insanî bir uyku uyuyabilir; zira yine bu anlayışa göre, insani uyku, bebek uykusudur; masum, derin ve huzurlu...