Betül

Betül

, bir kitap okudu
Puan vermedi·96 syf.·
24 saatte okudu
·
2021 34. kitabı
Sezai Karakoç
9/10 · 2.578 okunma
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
İşte oruç, bu ümmete bağışlanmış öyle bir kutlu nimettir ki, ruhu yeniden canlandırır ve elde edilen yeni diriliş atılımı, onu öbür ramazana kadar diri götürür. Ramazanlar, birbirine, müslümanların ruhunu ölmeden devr ve teslim ederler. Ve her ramazan, eline aldığı ruhu, hilkattaki ilk haline eş, uyanık ve diri, dünya baygınlıklarından arınmış, tozsuz bir aynaya çevirmeğe çalışır. Gören gözler için, oruç, ne muhteşem bir melekler ordugâhıdır. Kalblerimizi dolduran meleklerin saldığı gümüşsü ışık, kınından sıyrılmış orucun diriltici kılıcıdır. Ruhlarımızın kendi içine günahların blok taşlarıyla kapanarak bir kabir halini aldığı günde, Ramazan, yeşil bayraklarıyla ufukta beliren bir melekler ordusuyla birlikte çıkagelir. Gelir ve kurtarır ruhu. Taşlaşmış günahlarımızı ve ona bulaşan, onlarla deri ve et kemik gibi kaynaşan ölü ruh parçacıklarını nasıl da aşağılara, ta aşağılara yuvarlar. Gören gözler için, oruç ayı bir mahşerdir. Ruhların kabirleri açılıyor onda, kardeşlerim, ruhların kabirleri...
Ruhun dirilişi, daha doğrusu, daha çok dirilişi, orucun, kalbimizde doğurduğu ve her seher biraz daha büyüttüğü bir ışığın, ruhu içinden aydınlatmasıyla olur. Dışarıya açık pencereler bir bir mühürlenince, ev, kendi iç yaşayışına dönecek, sonra göz, içerinin karanlığına alışınca, sanki, en gizli odalardan, elinde bir kandil, içimizin dostu, ağırlıksız o iç ben, odalardan odalara geçerek, sessiz ve esrarlı, ortalığı derleyip toplayacak, fısıltılarıyla susadığımız hakikatları bildirecek, bir sezgi ve eriş dünyasında, içten dirilmiş ve filizlenmiş olacağız.
Oruca, gök şahidi oruca mahsus besinler; Yükseltilen dualar, derinleşen secdeler, Kur'an sesiyle aydınlanan ikindiler,Allah adıyla diriltilen geceler diyebiliriz belki. Evet. Oruç da susar, oruç da acıkır. Orucun susadığı ve âbı hayat gibi kanamadığı su, Kur'an sesi, acıktığı namaz, örtündüğü merhamet, kuşandığı giyindiği, Allah adının yükseltilmesi, yani cihadtır. Ve orucun da iftarı vardır. Oruç, mü'minin kalbinde iftar eder. Onun sofrasında, işte saydığımız, göğe mahsus yiyecekler bulunur. Yalnız, insan orucu özlemez, oruç da insanı özler. Ramazan ayı gelince, sıla-ı rahm edenler gibi, meleklerin bile önünde eğildiği insana koşar. Oruç, insana acıkır ve koşar gelir. Oruç geldi, öyleyse oruca yiyecek taşımalı, su sunmalı, orucun lâmbasını yakmalı, örtüler atmali üzerine, ki, geldiğinden daha zengin gitsin. Verdiğinden daha çok alsın. Yanına gideceği eski oruçlara katacağı, söyleyeceği çok şeyler bulunsun. Çağımız müslümanlarının portresini eski çağ mü'minlerinin portrelerinin yanına çizecek ya, bizim öyle bir portremizi çizsin ki, ilerde gün olur ki,o portreyi bize gösterirler, utanmıyalım ondan o zaman. Oruç geldi, ondan bize ölümsüz bir şeyler katılacak demektir. Giderken, bizden de ona ölümsüzleşecek bir kaç şey katılmalı.