Yurdumuza her şey dışardan ithal ediliyor. Hem de nasıl? Ateş pahasına değil mi? Bu eşyalar çok pahalıya mâl olduğundan, bedellerini peşin ödeyemiyoruz. Yabancı malları ancak taksitle satın alabiliyoruz. Bunun sonucunda da bu eşyaların fiyatları da kat kat yükseliyor. Ama biz gene yersiz ve abartılı övünmelere devam ediyoruz: 'Bizim ülkemiz dünyanın en zengin ülkelerinden biridir' diyoruz.
...biz ne üretiyoruz peki? Çok az şey değil mi? Kurşun kalemden tutun da, iğne iplik ve düğmelere varıncaya kadar en basit şeyleri dahi dışarıdan alıyoruz. Eğer dışarıdan getirttiğimiz düğmeler olmasaydı, pantolonlarımızı bile ilikleyemeyecektik. Dış ülkelerde dokunan ve dikilen mendiller olmasaydı, burnumuzu silecek bir bez parçası bile bulamayacaktık. İthal edilen bıçak, kaşık ve çatallar olmasaydı, neredeyse sofrada yemek bile yiyemeyecektik. Kısacası, 'Bunu da biz üretik' diyebileceğimiz hiçbir şeyimiz yok!
Topraklarımızın zengin olduğundan hiç kimsenin şüphesi yok! Fakat bu toprakların üstünde yaşayan insanlar çok fakir durumdadırlar. Bu insanlar, bu topraklarda pek az şey üretiyorlar. Kendilerine gerekli olan şeylerin büyük bir kısmını, başka ülkelerden satın alıyorlar. Yabancıların üretikleri âletleri kullanıyorlar.