Lale

Cenazeye Gerek Görülmeyen Şeyler.
Bazı şeylerin cenazesi olmaz. Ne bir veda edilir ne de son konuşma yapılır. Sadece insanın içinde bir yerlerde biterler. İşte o yüzden bazı anlar konuşulmaz, helvası kavrulur. *Çocukluğundaki mahalleye dönüp yabancı gibi yürüdüğün an. *Birinin sana verdiği hissin gerçek, kendisinin sahte olduğunu fark ettiğin an. *Sürekli ilk mesajı atan tarafın hep sen olduğunu fark ettiğin an *Özlediğin kadar özlenmediğini anladığın an *Anne ve babanın yaşlandığını ilk kez gerçekten gördüğün an. *Haklı çıkıp yine de mutlu olamadığın an *Bir dostluğun kavga etmeden, sadece yavaş yavaş unutularak bittiği an *Karşındaki insanın seni değil, ona verdiğin ilgiyi sevdiğini fark ettiğin an. *Telefonu eline alıp yazacak kimse bulamadığın an. *Bazı insanların hayatında misafir olduğunu kabul ettiğin an. *İçinden geçenleri anlatmaya değmeyeceğini düşündüğün an. *Seni cepte sanan birine kapıyı sessizce kapattığın an. *Kahramanlarının da hata yaptığını gördüğün an.. şeklinde gider. Bazı şeyler ölmez aslında; sadece hayatımızdaki yerlerini kaybederler. Biz de dönüp dönüp mezar taşlarına değil, hatıralarına bakarız. İşte onların helvası kavrulur. music.youtube.com/watch?v=90DKXLb...
Duygu ve Düşünce
Post Mortem isimli okura yanıt verildi
Lale
😂 O ağır atan kalplerin hatırına, Şaban’ın isyanıyoutube.com/shorts/McoNsWAz...
Reklam
Cenazeye Gerek Görülmeyen Şeyler.
Bazı şeylerin cenazesi olmaz. Ne bir veda edilir ne de son konuşma yapılır. Sadece insanın içinde bir yerlerde biterler. İşte o yüzden bazı anlar konuşulmaz, helvası kavrulur. *Çocukluğundaki mahalleye dönüp yabancı gibi yürüdüğün an. *Birinin sana verdiği hissin gerçek, kendisinin sahte olduğunu fark ettiğin an. *Sürekli ilk mesajı atan tarafın hep sen olduğunu fark ettiğin an *Özlediğin kadar özlenmediğini anladığın an *Anne ve babanın yaşlandığını ilk kez gerçekten gördüğün an. *Haklı çıkıp yine de mutlu olamadığın an *Bir dostluğun kavga etmeden, sadece yavaş yavaş unutularak bittiği an *Karşındaki insanın seni değil, ona verdiğin ilgiyi sevdiğini fark ettiğin an. *Telefonu eline alıp yazacak kimse bulamadığın an. *Bazı insanların hayatında misafir olduğunu kabul ettiğin an. *İçinden geçenleri anlatmaya değmeyeceğini düşündüğün an. *Seni cepte sanan birine kapıyı sessizce kapattığın an. *Kahramanlarının da hata yaptığını gördüğün an.. şeklinde gider. Bazı şeyler ölmez aslında; sadece hayatımızdaki yerlerini kaybederler. Biz de dönüp dönüp mezar taşlarına değil, hatıralarına bakarız. İşte onların helvası kavrulur. music.youtube.com/watch?v=90DKXLb...
Duygu ve Düşünce
Post Mortem isimli okura yanıt verildi
Lale
Sanırım bazı şeyler önce helvası kavrulacak kadar önemli geliyor sonra dönüp bakınca irmiğe yazık diyorsun. 😄 Ayrıca irmiğe zam geldi
Cenazeye Gerek Görülmeyen Şeyler.
Bazı şeylerin cenazesi olmaz. Ne bir veda edilir ne de son konuşma yapılır. Sadece insanın içinde bir yerlerde biterler. İşte o yüzden bazı anlar konuşulmaz, helvası kavrulur. *Çocukluğundaki mahalleye dönüp yabancı gibi yürüdüğün an. *Birinin sana verdiği hissin gerçek, kendisinin sahte olduğunu fark ettiğin an. *Sürekli ilk mesajı atan tarafın hep sen olduğunu fark ettiğin an *Özlediğin kadar özlenmediğini anladığın an *Anne ve babanın yaşlandığını ilk kez gerçekten gördüğün an. *Haklı çıkıp yine de mutlu olamadığın an *Bir dostluğun kavga etmeden, sadece yavaş yavaş unutularak bittiği an *Karşındaki insanın seni değil, ona verdiğin ilgiyi sevdiğini fark ettiğin an. *Telefonu eline alıp yazacak kimse bulamadığın an. *Bazı insanların hayatında misafir olduğunu kabul ettiğin an. *İçinden geçenleri anlatmaya değmeyeceğini düşündüğün an. *Seni cepte sanan birine kapıyı sessizce kapattığın an. *Kahramanlarının da hata yaptığını gördüğün an.. şeklinde gider. Bazı şeyler ölmez aslında; sadece hayatımızdaki yerlerini kaybederler. Biz de dönüp dönüp mezar taşlarına değil, hatıralarına bakarız. İşte onların helvası kavrulur. music.youtube.com/watch?v=90DKXLb...
Duygu ve Düşünce
Madam Melankoli isimli okura yanıt verildi
Lale
..sonradan çarpıyor insana 🥲
-kitaba giriş
ben kitap yiyiciyim; has ekmek gibi tüketirim onları..
Sayfa 1 - | iş bankası yayınları |
Lale
Son bir hafta da bendir :)
Okunacak bir sürü kitap var iken, başka kitaplar almak mı? Bu bir hastalık... :') ve bu konuda yalnız olmadığımı da çok iyi biliyorum. İnsan, kendi sevdiği bir tarzın dışına çıktığı zaman başka bir dünyada; kendisini yabancı hissediyor. Şuan hissettiğim bu...Neden mi? Bir kitap fuarına gittim, 'yeraltı edebiyatı' kitapları ya da benim sevdiğim tarzda kitaplar neredeyse sıfır, hiç yok. Neden yok peki? insanlar sürekli, alışılmış olanları gözler önüne serer. Sanırım bu durum işlerine geliyor ya da toplum yeniliklere açık değil. Bence ikinci seçenek daha kabul edilebilir bir neden. Önümde bir sürü bilindik kitaplar vardı ve ben çoğunu okudum. Okumadığım birkaç tanesinin arasından, bunları seçtim. Başka bir türden kitaplar alınca, kendi sevdiğim kitaplarıma ihanet etmiş gibi hissediyorum. Çünkü... anlatılması zor... Ben nasıl tarif edeyim ki, yeraltının insana neler kattığını...Nasıl tarif edeyim ki, o dünyanın içinde her şeyin gerçek olup, insanın o dünyada kendisinden izler bulduğunu... O karanlık ruhu, yaşadığı zaman insan; sarsıcı bir şekilde, sana güç verdiğini nasıl tarif edebilirim? Ne kitap olursa olsun bir kitap, başka dünyalara adım atmayı öğretir sana. Benim dünyam yeraltı belki ama başka dünyalara adım atmak, oraları keşfetmek, bir tür geziye çıkmak gibi. Evimin yolunu biliyorum, nasıl olsa geri dönmeyecek miyim? Yaşadığım hayatı sessize alıp, o gürültülü insan kalabalıkların içinden kendimi sıyırdığımdan beri, bana her defasında eşlik eden; kitaplar diyorum iyi ki var!... •open.spotify.com/track/6BdrHOEmo...youtu.be/WXh0LN_3l80
Lale
Selby Jr. Hubert Brooklyn'e Son Çıkış yeraltı edebiyatı olarak önerebilirim çok farklı bir kitap