Dili yasaklanmış, kimliği baskı altına alınmış, kendini ifade etmesine hiçbir zaman müsaade edilmemiş bir yazar olarak hep dil, din ve düşünce özgürlüğünü savundum ve bireyin kendisini ifade etme hakkı için mücadele ettim.
Hayat, budur işte, diye düşünüyorum; yaşlılıktan, hayal kırıklığından, eziklikten, keder ve hüzünden ve ölümden, hele ölümden, insanlığın en acımasız gerçeği olan bu yalın gerçekten kurtuluş yok. Hayat denilen yolun, karanlık tünelden çıkan bir başlangıcı var ama yine o karanlık tünele ulaşan bir sonu da var. Hepimize ilişkin sonun böyle olduğunu bildiğimiz halde, niye bunu görmüyoruz ve olabildiğine birbirimizi üzüyor, yargılıyor ve yok ediyoruz?