Susmanın bizi birbirimize hiç olmadığımız kadar yaklaştırdığı bir andaydık ama çok geç artık, ikimiz de ümitlerin boş olduğunu bilecek bir çağa geldik, bunca acıdan sonra.
Önemli olsun ya da olmasın bir sürü anıyı gerektiğinde çekmeceden çıkarabildiğim için, kâbus gibi de olsa yaşamaya devam edebildim, kendimce yaşayabiliyorum. Artık bundan fazlasına katlanamam dediğim zamanları bu sayede aşıyorum.
–Biliyor musun, bunu başarabilmiş olman harika bir şey.
–Gayretli olmayı mı?
–Gayret edebilmeyi.
–Başka hiçbir özelliğim olmasa bile mi?
Korogi bir şey demeden gülümsüyor.
yırtarak geçiyor kalbimizden
hayatı da törpüleyen zaman
şuramızda bir şey var
acıya benzer
umuda benzer
böyle günlerde her şey
hem acıya hem umuda benzer
Celile, bir tek şikayet sesi çıkarmadan, ölür gibi yaşamasını ve yaşıyor gibi ölmesini bilmiş olan bir Çerkez kadının torunuydu. Celile'nin içinde, azap ve ıstırap çekmemeyi zül bilen, ıstıraptan şikayeti ayıp sayan bir Çeşmiahu Hanımefendi yaşıyordu. Ve Celile işte bunun için Muhsin'e tek kelime söylemiyordu. Celile susuyordu.