"Juliet'im olmaya hazır mısın?" Doruk'un sorusu ile birlikte şaşkınlıkla başımı kaldırdığım sırada garip bir şey oldu. Ben daha verecek cevabı bile düşünmemişken diğer yanımdan kusursuz bir ses geldi.
Onur'un sesi.
"Çok heveslenme," diye mırıldandı. "Juliet Romeo'nundur."
Ne tuhaftık... Su dolu bir küvette oturmuş sigara içiyorduk. Ben yarı çıplaktım, o da. Ama asla bana kadın gözüyle bakmıyordu, bariz fark ediyordum bunu. Onun için bir balıktım ve bir balığın çıplak ve ıslak olması olağandışı bir şey değildi.
"Deniz kızı olmak istiyorum."
"Deniz kızı olmak kadar boktan bir şey yok."
"Balık olmak çok sıkıcı denizkızı olursam-"
"Hiçbir halt olmaz *r*spu çocuğu bir prens gidip, ayakları olan bir f***** ile evlenir. Sen ise okyanusunda aşk acısıyla kıvranır durursun."
"Kim demiş bir prense aşık olacağım diye. Benim aklıma okyanusta..."