Mina Hanım, size öyle içten ve tatlılıkla anlatıyor ki anılarını. Karşısına geçip uslu bir çocuk olarak dinliyorsunuz. Bir kitap bitirmeyeli uzun zaman olmuştu. İte kaka okuyorum şu aralar tüm kitapları. Ama Mina Hanım'ın kitabını elime aldığımda ise bütün bu yarım bırakma olayını aldı götürdü.
Türk edebiyatının harika bir hafızası olabilir bence. Çocukluğundan bu yana yaşamı ve anıları öyle renkli ve bilgi dolu ki. Bizlerin yaşamı normal ya da sıradan inanlarla doluyken onun etrafı yazar-çizer takımıyla dolu. Bu yazar çizer takımı etrafındaki anıları ve düşüncelerinin zenginliği ise bambaşka. Size nazım Hikmet'i anlatırken siz de onun gibi Nazım'la o dönem yaşayıp olaylara tanık olmuşsunuz gibi bir izlenim oluşturuyor. Bizim sadece edebi anılarda ya da ders kitaplarında öğrendiğimiz ünlü ressam, yazar ve sanatçıları o, yüzeysel olarak ama en can alıcı noktalarıyla bizim önümüze atıyor.
Anılarında gördüğümüz bütün olaylar bir yaşamın izlerinden çok Türkiye'nin panoramasını da yansıtıyor. Ta, Mustafa Kemal döneminden başlatarak 90'lara kadar siyasi, sosyal ve eğitim hayatının da birer portresini çıkarıyor yazar.
Çok da uzatmadan şunları söylemek istiyorum: Türk edebiyatının yaşantı eserleri arasında en iyi kitaplarından biri sayılabilir Mina Urgan'ın Bir Dinozorun Anıları isimli bu eşsiz eseri.