Leydi.K

Leydi.K
@Ladylaby
İş veren temsilci
Sakarya
50 okur puanı
Temmuz 2019 tarihinde katıldı
10/10
·210 syf.··
2024 1. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 14 Eylül 2024 21:10
Gençken aylak aylak gezerdim; orta yaşa geldiğimde kendimi toprağa sakladım. Şimdi yaşlandım ve inzivaya çekildim. Kitapla ilgili çok fazla detay vermek istemiyorum. "Yaşamak" adlı eser, adından da anlaşılacağı gibi gerçek anlamda yaşamayı ele alıyor. 1958'lerde başlayan Çin Kültür Devrimi'ni de konu alan bu romanda, gençken hovardalık yapan ve sorumsuz bir hayat süren Fugui'nin hikayesini okuyoruz. Hiçbir romanda bu kadar çok ölen kişi ve bu kadar yalnız kalan bir öykü kahramanı görmemiştim. Aslında, insanlık geçmişte ve bugün ne kadar çok acı çekmiş ve hala çekmekte. Hastalıklar, yoksulluk, açlık... Duygularım karmaşık bir hale geldi. Sanırım çok fazla şey söyleyip anlatamayacağım. Fugui, oğlu öldüğünde bana şunu düşündürdü: Tanıdığımız, sevdiğimiz insanların hayattayken mutlu olmaları gerekiyor sonrasında bunları yapmadığımız için pişmanlık duyabiliriz eminim pişmanlık daha çok acı verir !! Kitabın okunuşu kolay elinize aldığınız gibi diğer sayfalardaki hikayeyi merak ediyorsunuz tek seferde bir çok metni okuyabilirsiniz çok sıkan bir kitap değil dile akışkan ve anlaşılabilir bir Metin’le yazılmış.
1000Kitap
YaşamakYu Hua · Jaguar Kitap · 202670,1bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
ÇOKLU EVREN
Puan vermedi·282 syf.··
2023 3. kitabı
·
85 günde okudu
·
Okunma: 30 Nisan 2023 13:22
Gece Yarısı Kütüphanesi’ni (Matt Haig’in kitabı) etkileyici bir şekilde özetlemişsiniz! Çoklu evrenler, zaman bükülmesi ve yaptığımız seçimlerin farklı sonuçlara yol açabileceği fikri gerçekten hem ilgi çekici hem de düşündürücü. Şimdi bu metni biraz düzenleyerek daha akıcı hale getiriyorum: Gece Yarısı Kütüphanesi: Seçimler ve Sonsuz İhtimaller Çoklu evren fikrine inanır mısınız? Ben inanıyorum. Hayatta her şeyin mümkün olduğunu, yaptığımız seçimlerin ve verdiğimiz kararların hayatımızı şekillendirdiğini düşünmek inanılmaz, ama aynı zamanda mümkün. Zaman bükülmeleri, farklı boyutlar, seçimler ve dönüm noktalarının yarattığı olasılıklar, Matt Haig’in Gece Yarısı Kütüphanesi kitabının temelini oluşturuyor. Kitabın ana karakteri Nora Seed, hayatında yaptığı seçimlerden dolayı büyük bir pişmanlık içinde mutsuz bir yaşam sürmektedir. Tükenmişlik noktasına gelen Nora, bir gece intihar etmeye karar verir. Ancak gözlerini, Bayan Elm tarafından yönetilen gizemli bir “Gece Yarısı Kütüphanesi”nde açar. Bu kütüphanede binlerce kitap vardır ve her bir kitap, Nora’nın farklı bir boyuttaki yaşamını temsil eder. Nora, farklı hayatları deneyimlemeye başlar. Hayalini kurduğu veya yaşayamadığı için üzüldüğü hayatları keşfederken, o hayatların neden onun için doğru olmadığını anlamaya başlar. Her yeni deneyimle, mutsuzluğunun kaynağı olan şeyin dış koşullardan çok, kendi iç dünyasındaki bakış açısı olduğunu fark eder. Bu hikaye, bana Albert Einstein’ın kuantum dolaşıklık teorisini hatırlattı. Farklı bir “ben”in, başka bir yaşamda farklı deneyimler yaşadığı düşüncesi oldukça büyüleyici. Kelebek etkisi gibi, her birimizin yaptığı küçük seçimlerin bile büyük etkiler yaratabileceğini düşünüyorum. Bu kitaptan çıkarılabilecek en önemli derslerden biri şu: Hayatta sahip olmadığımız
Düşünce
Gece Yarısı KütüphanesiMatt Haig · Domingo Yayınevi · 202598bin okunma
Puan vermedi·320 syf.··
2022 6. kitabı
·
30 günde okudu
·
Okunma: 16 Aralık 2022 20:30
Herkeste Biraz Karanlık Var Hepimiz karanlığımızla yaşıyor, karanlığımızla ölüyoruz. İnsan doğası bu: tıpkı televizyonlarda anlatılan kara delikler gibi. Kara delikler, yakındaki yıldızlardan kopan parçaları yutarak büyür. İnsanlar da farklı değil; kendi içlerindeki karanlığı, başkalarının aydınlığını emerek besliyorlar. Herkes birbirinin katili, ama sorsanız herkes Çobanyıldızı, herkes incitilmiş, herkes aldatılmış. Peki, o zaman inciten kim? Kim kırdı bunca insanı? Bir hayatım daha olsa, korkmadan dokunmak için yaşardım onu. Bir keklik beslerdim ellerimle, varsın uçup gitsin sonunda. Bir çiçek büyütürdüm, varsın solsun sonunda. Bir omuz ısıtırdım, varsın uzaklaşsın sonunda. Dokunurdum. Ben eriyene dek, o eriyene dek, biz hiçleşip karışana dek bu derin boşluğa… Dokunurdum. Ama yok. Bir hayatım daha yok.
1000Kitap
DokunmadanNermin Yıldırım · Hep Kitap · 201711,4bin okunma
8/10
·216 syf.··
2022 3. kitabı
Kitap Hakkında Düşüncelerim ve Sorularım Bu kitap, okurken keyifli bir yolculuğa çıkarıyor. Eğlenceli, akıcı bir dili var ve bir yandan da hayatın içindeki gerçeklerle yüzleşmemizi sağlıyor. Yazar, kendine özgü yorumu ve samimi üslubuyla kitabı öyle bir anlatmış ki, bir günde bitirdim diyebilirim. Bazı kısımlarda bir kadın olarak kendimi gördüm; yaşadığım, yaşattığım ya da fark etmeden başıma gelen pek çok şeye kitapta rastladım. Bunun bilincine varmak ve karşımızdaki insanlara karşı daha duyarlı olmanın önemini bir kez daha anladım. Ancak, kitabı okurken bir şeyler kafamda soru işaretleri bıraktı. Özellikle Haluk Bey karakterine dair bir noktada takıldım. Hayatımızda böyle insanlar gerçekten var: Bazen kaybetmekten korktuğumuz, bazen kaybetmekten korkmadığımız, ama bir şekilde hayatımıza dokunan insanlar… Bazen annemiz, bazen kardeşimiz, bazen en yakınımızdan biri oluyor bu kişi. İşte bu insanlara karşı tavrımızda, kolayca “hayır” diyebilmek ile tereddüt arasında gidip geliyoruz. Haluk Bey, kitapta birçok konuda farkındalık yaratıyor; bize bir ayna tutuyor. Ancak bir soru sormak istiyorum: Siz hangi taraftasınız? İnsanlara bazı konularda yönlendirme yapmışsınız, ama çoğu durumda net bir tavır göremedim. Ne yapmamız gerektiği konusunda eksiklik hissettim. Kitap, olan biteni anlamama yardımcı oldu, bazı şeyleri görmemi sağladı. Fakat bu konular hakkında ne yapmam gerektiğini söylemedi. Olayları genelleyerek anlatmayı seçmişsiniz, ama keşke somut bir fikir de verseydiniz. Madem bu kadar farkında olan birisiniz, neden bazı konularda daha açık yönlendirmeler yapmadınız? Son olarak, kitap şunu çok iyi gösteriyor: Evet, hayatımızda böyle insanlar var. Bizi tüketen, ruhumuzu emen, varlıklarıyla enerjimizi azaltan insanlar… Ama bu kişilerin varlığını yok sayamıyoruz.
Söz
Psikolojik İşkence TeknikleriHaluk Tatar · Sahi Kitap · 2022851 okunma
8/10
·309 syf.··
Beğendi
·
2022 2. kitabı
·
104 günde okudu
·
Okunma: 07 Ağustos 2022 22:29
İnsanlar kaç yaşına da olursa olsun çocukken geçirdikleri tramvayların izi hayatımız ilerledikçe bir nokta gibi bizimle birlikte hayatımızda büyüyor!! Bunun en iyi örneği Bergljot ile miras kitabıda bizlere sunmuş. Ailemizi biz seçemiyoruz ne yazıkki Kitabı da çok yakın bir arkadaşımın önerisi üstüne okudum aile yapısı o kadar çok tanıdık geldi ki her okuduğumda her satır arasında kendimi buldum bir kısmı dışında. Her satır arasında hikaye benzer hikayelerimi anımsattı özellikle de anne karakteri. Çocukken babası tarafından tacize uğrayan bir kadının gerçek hikayesini ele alıyor babasının ölmesi ile mirasın paylaşılması üzerine çocukken babası tarafından uğradığı tacizin hatıraları gün yüzüne çıkıyor ve bir türlü kendini ailesine karşı ispat edemeyen bir kadının bunu anlatmakla geçirdi ispat savaşını ele alıyor. Ve tuhaf tabii ki Bergljot un Çocukları arkadaşları ona inanırken kendi ailesini ve kız kardeşleri ona inanmaması acı Onlar gerçi reddediyorlar çünkü işlerine böylesi daha iyi geliyor O kadar çok örnek var ki hayatta Annesinin kendi bencillikleri yüzünden kendi kızın hikayesini reddetmesi düşünsenize bir olay yaşıyorsunuz ve kendinizi ailemizde kimsesiz inanmıyor, yalancı durumuna düşüyorsunuz ailenin yüz karası sıfatında… Ne acıdır ki bu hikaye gerçek ve yazarımız tam 65 yaşına geldiğinde bu kitabı yazmaya karar vermiş. Kitabın çıkış yaptığı tarihte konusu ülkede gündem olmuş. Düşünün çocukken tacize tecavüze uğruyorsunuz Evleniyorsunuz çocuklarınız oluyor ama bir türlü bunun tramvalarından kurtulamıyorsunuz ne kadar uzaklara gitseniz de ne kadar uzaklaşmak isterseniz de ruhunuzda izi kalıyor. Ve ilk kez bir İsveç biyografisini veya roman demeli kitap çoklukla mağduriyetinin savaşını anlatan bir kadının biyografisini anlatıyor. çevirinin
MirasVigdis Hjorth · Siren Yayınları · 20216,5bin okunma