Yazarın bu bu romanında da gözümden yaş geldi, ama gülmekten. Aziz Nesinden beri olayları mizahi bakış açısı ile alan böylesine güzel (aslında gerçekçi) bir roman çok az okudum. Bazen Aziz Nesin bazen de Saramago okuyor gibi hissettim kendimi.
Kumanya adlı ülkenin başkenti Yersen'de geçen olaylar konu edilmiş. Bir ülke yalan ve algılarla nasıl yönetilir ve insanlar bu yalanlara nasıl inanır? Ülke uzak bir galakside sıralanan yıldızların etkisi ile doğacak çocukların zengin olacağına inandırılıyor ve olaylar başlıyor. Yazar konuyu öyle bir ele almış ki hemen aklıma "3 çocuk yapın" tavsiyesi geldi. Düşünün ülkenin yarısının yarısı çocuk yapmaya kalksa bir sene içinde milyonlarca çocuk doğacak ve bunu 3 ile çarpacaksınız... Rakam korkunç. O ülkede çocuk bezi en önemli ve bulunamayan tüketim malzemesi olur. Ama yazar bunu tek seferliğine yaptığı halde karşılaşılan problemler dehşet verici ve akla gelmeyecek cinsten, ancak düşündüğünüzde "evet ya gerçekten de böyle olur" diyorsunuz...
Bebekler doğmadan yapılan hazırlıklar ve bebekler doğduktan sonra çıkan kaos...
Romanda bir kahraman adı yok kişiler yaptıkları işlerin unvanları ile resmedilmiş. Bu da okurken ayrı bir keyif veriyor.
En farklı yanı ise yazar okurlarından yalan ile ilgili bir cümle istemiş ve gönderilenleri de bu kitapta yayınlamış. Buna daha önceki hiçbir kitapta rastlamadım. Hoş bir jest olmuş o cümleleri yazan kitaba geçmiş diyebiliriz...
Aslına bakılırsa bu zamanda bu kitabı yazmak cesaret ister. Çok ciddi bir hiciv romanı. Birkaç kez okuyabilirim....