Sanki evlenme teklifi pek romantik şey! Aşığım diyorsan, o başka. Ama kesinkes evlenme teklifinin neresi romantik? Ya kız, "Peki" deyiverirse? Zaten hep öyle oluyor galiba. Neşesi de kaçıyor işin. Sevdanın özü, çünkü, bilirsizlik, açık bırakılmış bir kapı. Evleneceği tutarsa bir gün, evlendiğimi unutmak olacak ilk işim.
Açık söyleyeyim, uzun nişanlardan hayır gelmiyor. Çünkü çiftler daha evlenmeden önce birbirlerinin ne biçim insan olduklarını anlama fırsatı buluyorlar, o da hiç iyi bir şey değil.
Halbuki ne şeytanı azizim, ne şeytanı? Bu bizim gururumuzun, salaklığımızın uydurması... İçimizdeki şeytan pek de kurnazca olmayan bir kaçamak yolu... İçimizdeki şeytan yok... İçimizdeki aciz var... Tembellik var... İradesizlik, bilgisizlik ve bunların hepsinden daha korkunç birşey: hakikatleri görmekten kaçmak itiyadı var...
İyilik demek kimseye kötülüğü dokunmamak değil, kötülük yapacak cevheri içinde taşımamak demekmiş. Bende bu fena cevher fazla miktarda mevcutmuş. Belki herkeste var... Fakat insan olan onu söküp atmasını, yahut boğmasını biliyor... Dokunmadan bırakmak, bir gün başını kaldırmasına meydan vermek olur...