“Benliklerimiz sohbet olmaksızın bitmemiş ve tamamlanmamıştır. Sohbet ederek sadece karşımızdakini değil kendimizi de anlarız. Sohbet bize kendimiz olma imkânı verir. “Tek bir ses”
“hiçbir şeyi çözmez, hiçbir sonuca ulaşmaz”, “hayat ve varlık için asgari olan, iki sestir.”
“Hayatımda neşe duyacak hiçbir şey yokken” diyordu karşımdaki genç kadın, “bir ilaçla aptal bir neşe içerisine girmiş durumdayım ve bundan hiç hoşlanmıyorum.” Hanımefendi, olağan şüpheliler arasına hoş geldiniz.”
Biz her şeyi, haberleri ve bilgileri yabancı kitaplardan öğrenmek zorundayız. Böylece de ( düşünen ve insanoğlunun düşüncelerini izleyen herkes) yabancı bir dil ile düşünüyor.
—Canlılar ayakkabısız da edebiliyorlar ama ölüler tabutsuz yaşayamaz!
—Çok doğru diye onayladı. Eğer bir canlı kendine ayakkabı satın alamıyorsa, kızma ama yalınayak dolaşabilir. Oysa ne kadar yoksul olursa olsun, bir ölü ne yapıp ne edip kendine bir tabut bulmak zorundadır