Lakin iç gözlem, insanın iç dünyasını araştıran bir ilmin metodu olmakla kalmaz; yaşayan her insanın kendini tanıması ve tanıyarak hareket etmesi, içindeki âlemi dışında da gerçekleştirebilmesi için kullanacağı metod, tutacağı yoldur. İnsan kendi iç gözleminden uzaklaştığı nisbette otomat ve taklitçi olmaya mahkumdur. İçindeki âleme kuvvetle dalmayan, onu tanımayan insan etrafındakileri taklit eder, umumi cereyana kendini kaptırır, herkes gibi olur..
Otuz milyon insan, dört veya beşbin yıl önceki insanlığın yaşayış şekline terk edilmişken, ahlak sefaletlerinin yanında iktisadi felaketler kaynaşırken, bin yıllık tarihin sahibi koca bir millet bir avuç yahudinin sermayesinin esareti altında sürünürken bütün bu sefaletleri dile getirmeyi ne için lanetleyelim? Her iki tarafın meydanlardaki nümayiş kahramanları karşılıklı "kahrolsun" feryadlarıyla neyi düzelttiklerini, hangi perişan ruhu kurtardıklarını zannediyorlar?