Üniversitede her dönem zorunlu felsefe derslerimiz vardı zaten ilgim de olduğu için keyifle geçerdi dersler ama bu kitabı bilmiyor olmak beni gerçekten üzdü ve kesinlikle büyük bir eksiklik hissettim.
Yıllar sonra bu açığı kapatmış olmak bir nebze rahatlatıyor.
Kitap Tayfun ‘un paylaşımlarından dikkatimi çekti -adam kitabı olduğu gibi yazmaya başlayınca-, baktım çok güzel alıntılar paylaşıyor, sonrasında işleri kendisini taciz etme boyutuna kadar getirerek kitabı kendime aldırmayı başardım. Karşılığında gül gibi Huzursuzluğun Kitabı’nı da verdim ama olsun:)
Kitapla ilgili söylemek konuşmak istediğim çok şey var, resmen bir ayımı keyifle, bir dolu bilgiyle, sanatla geçirmeme neden oldu, bu anlamda çok mutluyum.
Tayfun ‘un kitaba dair yazdığı inceleme yarı akademik ve daha düzenli olduğu için aradaki dedikodu ve enstantaneleri yazmayı kendime daha uygun buldum, bu hem kendime not hem de okuma yaparken beslenecek kaynakları da görmek için güzel bir fırsat diye düşündüm. Kitap içinde bazı alıntılar yapmak da istedim ama yine Tayfun bütün kitabı yazdığı için onun alıntılarını kullanacağım, kendimce adamdan habersiz grup çalışması yaptım.
Esinlerimle…
Oldum olası büyük insanların “büyük olma” hikayeleri beni çok etkiler, hayatlarına dair özel bilgileri bilmek hem ortamlarda bilge cakası satmama hem de okuduğum, izlediğim gördüğüm ne varsa onu daha da benimsememe sebep oluyor. Şimdi sevgili Laertios’un bu kitabı “felsefesever bir hanıma” –yani bana- yazarak kendimi dahil edip daldım olaya. :) Kitap o kadar keyifli ki, bu felsefe kitabından asla sıkılmaz insan –cahiller hariç-. Ayrıca MÖ yaşamış insanların spoilerı olmaz, felsefe severler bu kitapla ilgili yazımı okuyup daha keyfine varmak isterse kitabı alır, gözünde büyütenler yine yazımı okuyup
Üniversitede her dönem zorunlu felsefe derslerimiz vardı zaten ilgim de olduğu için keyifle geçerdi dersler ama bu kitabı bilmiyor olmak beni gerçekten üzdü ve kesinlikle büyük bir eksiklik hissettim.
Yıllar sonra bu açığı kapatmış olmak bir nebze rahatlatıyor.
Kitap Tayfun ‘un paylaşımlarından dikkatimi çekti -adam kitabı olduğu gibi yazmaya başlayınca-, baktım çok güzel alıntılar paylaşıyor, sonrasında işleri kendisini taciz etme boyutuna kadar getirerek kitabı kendime aldırmayı başardım. Karşılığında gül gibi Huzursuzluğun Kitabı’nı da verdim ama olsun:)
Kitapla ilgili söylemek konuşmak istediğim çok şey var, resmen bir ayımı keyifle, bir dolu bilgiyle, sanatla geçirmeme neden oldu, bu anlamda çok mutluyum.
Tayfun ‘un kitaba dair yazdığı inceleme yarı akademik ve daha düzenli olduğu için aradaki dedikodu ve enstantaneleri yazmayı kendime daha uygun buldum, bu hem kendime not hem de okuma yaparken beslenecek kaynakları da görmek için güzel bir fırsat diye düşündüm. Kitap içinde bazı alıntılar yapmak da istedim ama yine Tayfun bütün kitabı yazdığı için onun alıntılarını kullanacağım, kendimce adamdan habersiz grup çalışması yaptım.
Esinlerimle…
Oldum olası büyük insanların “büyük olma” hikayeleri beni çok etkiler, hayatlarına dair özel bilgileri bilmek hem ortamlarda bilge cakası satmama hem de okuduğum, izlediğim gördüğüm ne varsa onu daha da benimsememe sebep oluyor. Şimdi sevgili Laertios’un bu kitabı “felsefesever bir hanıma” –yani bana- yazarak kendimi dahil edip daldım olaya. :) Kitap o kadar keyifli ki, bu felsefe kitabından asla sıkılmaz insan –cahiller hariç-. Ayrıca MÖ yaşamış insanların spoilerı olmaz, felsefe severler bu kitapla ilgili yazımı okuyup daha keyfine varmak isterse kitabı alır, gözünde büyütenler yine yazımı okuyup
1. Kadın eksik bir erkekti. Hakikat olan penisti ve bu nedenle kadınlar kendilerini iğdiş edilmiş hissediyorlardı.
2. Eşcinseller de eksikti kendi gibi olanların dışındakilere yönelmemeyi narsizm olarak niteleyen Freud, homofobikti.
3. Kendisi de bir Yahudi olan Freud, Yahudi düşmanıydı. Yahudi toplumunun kendilerinden fazla emin olduğunu düşünen Freud’a göre onlar yola getirilmeliydi.
4. Freud’un Einstein ile mektuplaşmalarından oluşan ‘Niçin Savaş?’ kitabında Freud, barış yanlısı Einstein’i bu nedenle ‘aptal’ olarak nitelemiş, Mussolini için de övgü dolu bir mektup kaleme alır.
5. Freud savaşı ‘kitleleri yola getirmek için en iyi araç’ olarak görür.
6. Freud, 1934 yılında 2 bin işçiyi katleden Şansölye Dolfuss’u da aynı cüretle savunur.
7. Freud Naziler için ‘Göring Enstitüsü’nde çalışmıştır.
8. Bilinçdışı ve rüyaların anlamlandırılması Freud’un buluşları değildir. İlgilenenlere Frank Sulloway’u paslıyoruz.
9. Freud’un okuduğu ancak referans vermediği onlarca yazar var. Bunun için bir kavram bile geliştirmiştir. Kriptomnezi (farkında olmadan fikir çalma) yani Freud, nereden öğrendiğini hatırlamadığı her bilgiyi kendi buluşu saymıştır. Neyse ki basılı kaynaklar bize kimin yalancı olduğunu gösteriyor.
10. Freud çocukluk anılarından yola çıkarak ‘annemi çıplak olarak görmekten kendimi alıkoyamıyorum’ düşüncesinden ‘Tüm küçük erkekler annelerini arzular, babalarını yok etmek ister’ gibi hiçbir dayanağı olmayan tümevarımlara ulaşır. Bunu temellendirdiği tek nokta ise kendi bilinçdışını inceliyor oluşudur.
Tüm bunlar kişisel fantazya ve arzudan ibarettir. Tüm bunlar otobiyografidir.
“Freud’a dair yıllarca öğretilenlerden sonra gerçekle karşılaştığımda ‘hayır’ demek yerine ‘haksızmışım’ demeyi tercih ettim.
#MichelOnfray
#freud #sigmundfreud