Anselm, Tanrı'nın varlığını, "Tanrı" kavramının tahlilinden çıkarmaya çalışır. Eğer bu kavramı bir varlığa atfediyorsak, o varlık gerçek anlamda var demektir. "Tanrı" ile neyi kastediyoruz? "Tanrı, kendisinden daha mükemmeli tasavvur edilemeyen varlık'tır. İnsanda böyle bir "mükemmel varlık" fikri (idesi) mevcuttur. Hatta kalbinde "Tanrı yoktur" diyen bir aptalda dahi bu fikir vardır. Acaba söz konusu fikir, sadece zihnimizde olan bir kavram mıdır? Yoksa o, zihnimizin dışında da bir gerçekliğe tekabül etmekte midir?
Diyelim ki, o sadece zihindedir. Bu takdirde, kendimizi bir çıkmazda buluruz; çünkü hem zihinde, hem de zihin dışında (reel olarak) varolan bir şey, sadece zihinde varolandan "daha mükemmel" olacaktır. Halbuki biz, Tanrı için "kendisinden daha mükemmeli tasavvur edilemeyen varlık" demiştik. Eğer Tanrı'ya zihin dışında bir varlık atfetmezsek, bu tarife ters düşeriz; yani mantıki bir "saçmalık" ile karşı karşıya kalırız. O halde, "Tanrı hem zihnimizde, hem zihin dışında vardır" demek zorundayız.