Nisanur Karakurt

Nisanur Karakurt
@Lavinia_nk
Ama burada günler nasıl da uzundu. Saatler, sanki insanlar gibi temkinli adımlarla ilerliyordu ve madam onları hızlandıracak hiçbir yol bilmiyordu. Ne yapacağını bulamıyordu; içinde her şey susmuş, yüreğinin anlamlı müziği, anahtarı kaybolmuş müzikli saat gibi ölmüştü.
Sayfa 9
Reklam
İçini tarifsiz bir dermansızlık kaplamıştı; ne intikam ateşi ne öfke vardı artık, tek hissettiği dermansızlık, tarifsiz dermansızlıktı; gözyaşlarıyla birlikte bütün kanı da akıp gitmişti ve orada kendi ağırlığından yere çökmüş cansız bedeni yatıyordu sanki.
Sayfa 26
Ah, bu aşk nasıl birkaç saniyelik saadetleri uzun elemlerle, zalim pişmanlıklarla paramparça ediyor ve bunun mecburen böyle devam edeceğini, hiçbir çare olmadığını görmek onu ne kadar eziyordu.
Sayfa 167·Kitabı okudu
"Lakin nasıl yaşıyorlar yarabbim, sevmeden, sevilmeden nasıl yaşanıyor?"
Sayfa 146·Kitabı okudu
Halbuki işte onda yaşamak için daha şiddetli bir arzu, saadetten mahrum olmamak, hayatını kaçırmamak için derin bir ihtiyaç, gerekirse mücadele kabiliyeti vardı. Fakat her şey boş değil mi? Ne olsa, ne yapılsa kış gelmeyecek mi? Ya gelinceye kadar... Hiç mi, hiç mi bir şey yapılamaz? Böyle görerek, anlayarak, bile bile hayat ve saadetten vazgeçmeye tahammülden başka bir şey mümkün değil mi?
Sayfa 158·Kitabı okudu
Reklam