İnsan yirmi yaşındayken, otuzuna geldiğinde hayatının sona ereceğini sanır. Ben elli sekiz yaşındayım, onun için bu görüşe artık katılmıyorum. Kişinin yaşam sermayesini, parasını harcar gibi harcaması belki akıllıca bir şey değildir. Belki hayatta biraz da can sıkıntısı bulunması gerekir. Can sıkıntısından kurtulma isteği doğal bir duygudur ; bütün insanlar bu sıkıntıdan kaçmak isterler.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Sosyal basamaklar yükseldikçe heyecan isteği daha fazla şiddetlenir. Yeterince parası olanlar, durmadan bir yerden bir yere gider, neşeyi, dansı ve içkiyi de yanlarında götürürler ama nedense, gittikleri her yerde, daha fazla heyecan ararlar. Hayatlarını çalışarak kazanmaları gerekenler ise, çalışma saatlerinde can sıkıntısına katlanmak zorundadırlar ama çalışma zorunluluğu bulunmayan zenginler de can sıkıntısından tam anlamıyla kurtuldukları bir yaşamın özlemini duymaktadırlar.
Can sıkıntısı aslında bir olaylar özlemidir, hem de yalnız hoşa gidecek olaylar değil, bunalım kurbanının bir günü öbüründen ayırt etmesine yardım edecek herhangi bir olayın özlemidir. Can sıkıntısının karşıtı ise, haz değil heyecandır.
Heyecan, daha çok erkeklerde olmak üzere, insan benliğinin derinliklerine kök salmış bir istektir. Bence bu istek, avcılık çağında şimdikinden daha kolay karşılanmıştır. O çağda avı kovalamak heyecan vericiydi, savaş heyecan vericiydi, kadınlara kur yapmak heyecan vericiydi.
Bence, insan davranışı üzerinde bir etken olarak, can sıkıntısına gerektiğinden az önem verilmektedir. Oysa ben şuna inanıyorum ki, can sıkıntısı tarih boyunca büyük itici güçlerden birisi olmuştur.
İçimde dolup taşan sorular, tutunacak dal arayan bir yorgunluk var. Yine de biliyorum senden başka kapı yok. Kendimi yalnız, anlaşılamamış, çaresiz hissettiğim anlarda kalbimi senin huzuruna bırakıyorum. Kalbimi, yollarımı, nasibimi sana bırakıyorum.
Ey kalpleri evirip çeviren…
Benim kalbimi de şifayla sar.
İçimdeki kırgınlığı, seni unutacak kadar büyütme. Sokaklarını bilmediğim yollarda, senin sâyene sığınarak yürüyorum. Rızan ile şekillensin her adımım. Beni sabırsızlığımla değil, arayışımdaki samimiyetle yargıla. Ve eğer bu yorgunluğun da bir anlamı varsa lütfen en yakın zamanda göster bana...
Her "hayır"ım geçici bir reddediş değil daha iyi bir "evet"in hazırlığı ise beni beklettiğin her bir günün bir anlamı var ise bunu idrak edebilecek bir kavrayış ve teslimiyet ver bana 🤲🏻🤍🫧🌸