Bu adamın çalışma hayatının psikolojisi, yüz metre yarışı psikolojisidir ama katıldığı yarış mezara kadar sürdüğü için yüz metrelik koşuda uygun olan konsantrasyon, ona çok fazladır. Bu adam çocukları hakkında ne bilmektedir? Sabahleyin işe gittiği saatte eşi uyuyordur. Akşamları sosyal ödevleri olduğundan baş başa konuşma fırsatı bulamazlar. Adamın belki de kendisince önemli bir erkek arkadaşı da yoktur. Dostluk kurmak istediği kişiler olsa bile buna zaman bulamaz. Bahar ve harman zamanı hakkındaki bilgisi, bunların piyasaya olan etkileriyle sınırlıdır; yabancı ülkeleri belki görmüştür, ama tam bir can sıkıntısı içinde. Kitaplar gereksiz, müzik ise yapmacıktır ona göre. Her yıl biraz daha yalnızlaşır; ilgi alanı daralır, işi dışındaki hayatı gittikçe daha yavan bir hal alır.
Acaba temsil ettiği toplumda kaç kişi acından ölmüştür. İflas eden arkadaşlarına sonrasında ne olduğunu sorun. Herkesçe bilinmektedir ki, iflas eden birisi, maddî rahatlıklar bakımından, ömründe iflas edebilecek kadar varlıklı olmamış bir adamdan daha iyi durumdadır. Şu halde, yaşamak için mücadele diyenlerin gerçekte belirtmek istedikleri, başarı için mücadeledir. Bu mücadeleyi yapanların korktukları şey ise, sabah kahvaltısını bulamamak değil, servetlerini artıramama olasılığıdır.