“Gözlerine bakarken,
güneşli bir toprak kokusu vuruyor başıma.
bir buğday tarlasında, ekinlerin içinde,
kayboluyorum…
Yeşil pırıltılarla uçsuz bucaksız bir uçurum,
Durup dinlenmeden değişen ebedi madde gibi gözlerin:
sırrını her gün bir parça veren.
fakat hiç bir zaman;
büsbütün teslim olmayacak olan…”
Yakınlaşmış bir ölüm mü?
İnsan alışıyor bir şekilde,,
Benim aklım sende hâlâ
Susuşunda.
Gözlerini kaçırışında kaldı aklım .
Gidişinde en çok... "Hem ben bir kez öldüm
Bir kez daha ölürüm."