Åşık insan hiçbir şeyi bilemez: Bu duygunun ruhuna nasıl girdiğini de, onu uykudaymış gibi nasıl zincire vurduğunu da, önce nasıl gözlerini kör ettiğini de, kalbinin ne zaman hızla çarpmaya başladığını da, dünden bugüne, sonra mezara kadar sürecek bir bağın, özveri isteğinin nasıl doğduğunu da, "ben"in yavaş yavaş ortadan kalktığını, karşıdaki insana dönüştüğünü de, aklın nasıl köreldiğini veya aşırı canlandığını da, irade gücünün karşısındakine geçtiğini de, başının nasıl öne eğildiğini, dizlerin nasıl titrediğini, gözlerin nasıl yaşardığını da, nasıl ateşler içinde yandığını da...