Freud'la çağdaşı Carl Jung da bilinçaltında kalan şeylerin yok olmadığına fakat daha ziyade yaşamlarımzda kader ve talih olarak yeniden yüzeye çıktığına inanmıştır. Jung, bilinçli olmayan ne varsa, kader olarak deneyimlenecektir, der. Diğer bir deyişle farkındalık kazanmadığımız müddetçe muhtemelen bilinçaltı kalıplarımzı tekrarlamaya devam ederiz.
Hatırladığım kadarıyla ilk defa anne ve babamın sevgisini almak için kendimi serbest bırakabilmiştim.Tam olarak bir zamanlar benim umduğum şekilde olmasa da onların verebildiği biçimde gerçekleşmişti. lçimde bir şeyler açıldı.
Onların beni sevip sevmediği önemli değildi. Önemli olan,onların bana verdiği şeyi benim nasıl alabildiğimdi, Onlar her
zaman oldukları gibi aynı anne babamdı. Fark benim içimde meydana geldi.
Ailemizin hikâyesi,bizim hikâyemizdir. Hoşunuza gitsin ya da gitmesin, bu bizim
içimizdedir, bize aittir.Onlarla ilgili hikayemize bakmaksızın, anne babamız bizden silinemez ve çıkarılamaz. İçimizde olduklarından, onları hiç görmemiş, tanımamış olsak bile bizler onların birer parçasıyızdır. Ailemizi reddetmek sadece bizi kendimizden uzaklaştırır ve daha çok acı verir.
Zihnimin devamlı en kötü senaryoyu düşünerek ve yeterince endişelenirsem en çok korktuğum şeyden kendimi koruyabileceğim yalanıyla benimle nasıl alay ettiğini öğrendim.