Çürümenin Kitabı bitti.
Bu kitapla aram garipti. Okurken hep bir ağırlık vardı ama buna rağmen elimden de bırakamadım. Hani bazı kitaplar vardır, seni rahatlatmaz ama yine de içine çeker; bu tam olarak öyleydi.
Cioran sanki anlatmıyor da, kendi zihninin içini açıyor gibi yazıyor. Parça parça, bazen sert, bazen fazla dürüst… Ama en çok da samimi. Özellikle altını çizdiğim yerlerde hep aynı his vardı: insanın kendine bile tam olarak katlanamaması.
Okuması kolay değildi. Çoğu zaman bir sayfa bile yetiyordu; devam etmek yerine durup düşünmek istedim. Ama bu zorlayan tarafı kötü gelmedi bana, aksine kitabın etkisini artırdı.
En sevdiğim şey, kesinlik dayatmaması oldu. Sürekli bir şüphe hali var ve seni de o şüphenin içinde bırakıyor. Cevap vermekten çok soru açıyor. Belki de bu yüzden bu kadar gerçek hissettirdi.
Bazı cümleleri rahatsız etti, bazılarıysa “evet ya” dedirtti. O gelgit hali kitabın en güçlü tarafıydı bence.
Ben bu kitabı gerçekten sevdim. Kolay okunan ya da herkese hitap eden bir kitap olmayabilir ama doğru zamanda okunduğunda insanın içinde iz bırakan türden.
8/10