Verilen sey her an geri alınabilir. Acımasızlık ve yıkım her köşe başında, sandıkların içinde, kapıların ardında seni bekliyor: Bir hırsız ya da haydut gibi her an üstüne atlayabilirler. İşin sırrı, tedbiri bir an olsun elinden bırakmamak. Asla güvende olduğunu düşünmemek. Çocuklarının yaşamaya, süt emmeye, nefes almaya, yürüyüp konuşmaya, gülüşüp kavga etmeye, oynamaya nasılsa bir şekilde devam edeceğini düşünmemek. Göz açıp kapayıncaya kadar yanından ayrılabileceklerini, elinden alınabileceklerini, şeytan arabasının tüyleri gibi senden kopup gidebileceklerini bir an olsun unutmamak.
Hayat gerçekten çoğunlukla iyi midir, yoksa biz insanlar sadece iyi olanı mı görmeyi seçeriz? Bu hususların tartışmaya açık olduğu şüphesiz. Laetitia Colombani'nin Saç Örgüsü isimli eseri; Hindistan, İtalya ve Kanada'da hayatın kötü yüzünü gösterdiği üç kadının yaşadıklarını ele almakta.
Kitabın bölüm bölüm ilerlemesi güzel. Her bölümde bu 3 karakterden birisi ele alınmış ve belirli bir sıra ile ilerlenmesini beğendim. Tabiri caizse bu turlama ile kitap boyunca bu üç karakterden de hiç kopmadan ilerleyebilmek mümkün oldu; yazar bu konuda başarılı bir iş çıkarmış bence.
Yazar, hikayedeki kahramanların yaşadığı çaresizlik, kaygı, üzüntü, hayatla mücadele gibi duygularla olayları gündelik/sade bir dile rağmen oldukça güçlü bir stille ele almış. Zira romanı okurken karakterlerin yaşadıklarını kalben hissedebildim. Bu duruma örnek vermek gerekirse:
1) Smita'nın kendisi ve kızı için en temel hak ve özgürlükleri için katı kast sistemine baş kaldırıp kızıyla şehirden kaçması
2) Guilia'nın ailesini kurtarmak için istemediği bir evlilik yapmak zorunda olma ihtimali ile karşı karşıya kalması
3) Sarah'ın hastalığı nedeniyle iş ortamında damgalanması, yok sayılıp dışlanması
gibi durumlarda çaresizlik, hayat ve insanların çaresizliği gibi temaları iliklerime kadar hissettim.
Smita kast sistemi yani toplumsal nedenle zorluklar yaşamakta. Eser bu karakter sayesinde ayrımcılık, dezavantajlı/kırılgan gruplar, toplumsal cinsiyet eşitliği gibi güncel konuları da üstü örtülü bir biçimde atıfta bulunmuş. Bu bağlamda kitabın güncel bir yaklaşıma sahip olduğu yorumu yapılabilir. Eserin bu yönünü de takdir ettiğimi söylemeliyim.
Romanda dünyadaki birbirinden belirgin farkları olan üç ülkeden karakter kurgulanması; sorunlardan, hayatın getirdiği dezavantajlardan herkesin
Yetişkinlerin dünyası o an Hamnet'e öyle akıl karıştırıcı, karmaşık, öylesine kaypak görünüyor ki. O dünyada kendi yolunu nasıl bulacak? Nasıl becerecek?