Her insanın içinde farklı bir sistemle çalışan bir sesgisel zekâ vardır. Birinin seni kullanmaya çalıştığını, manipüle ettiğini yada sana zarar verme ihtimali olduğunu işte o sesgisel zekâ fark eder.
Tam pes etmek üzere olduğum bir gecede, kafamın içinde verdiğim savaşı zor da olsa kazandım. O gecenin sabahına ben çıktım ama içimdeki kimseyi sağ bırakmadım..
Ne kadar soyut olursa olsun düşüncelerimizin de bir dayanak noktası olması gerekir, yoksa kendi etraflarında amaçsızca dönmeye başlarlar; onlar da boşluğa gelemezler.