Ağlayarak okuduğum , çevremdeki herkese de okutmaya çalıştığım bir kitaptı. İnsanın ömrünü koca bir yalanla geçirdiğini bilmesi ne kötü bir duygu. Hele ki o yalanı telafi edecek zamanı ve imkanı yoksa... Zehra'nın doğru bildiği her şeyin yanlış olduğunu öğrendikten sonra sessizce oturup her şeyi kabullenmekten başka yapabileceği ne vardı ki ? Boynuna sıkı sıkı sarılacağı babası artık hayatta değildi. Bu kitaptan bu kadar çok etkilenmemin sebebi geç kalmışlık ve telafisi olmayan hatalara karşı olan tahammülsüzlüğümden kaynaklanıyor. İnsanın çaresiz kalması kadar kötü ve korkutucu az şey vardır bu dünyada. Bu sebepten dolayı bir şeylere geç kalmaktan çok korkarım. Hiçbir şeye geç kalmak istemiyorum. Telafisi olmayan yanlışlar yapmaktan da korkarım. Daha çok korktuğum şey ise değer verdiğim , gönülden sevdiğim kişinin bana karşı telafisi mümkün olmayan hatalar yapması. Kalbim affetmeye çok müsait. Çünkü zamanın acımasızlığını biliyorum. Hayat pireyi deve yapmak için çok kısa. Bu yüzden ufak ve konuşarak halledilebilecek sorunları derhal çözün. Aksi takdirde tüm sular durulunca ne kadar küçük şeyleri abarttığınızı , aslında konuşulsa her şeyin çözülebileceğini fark ettiğiniz vakit iş işten geçmiş olacak. Zamanın geri döndürülemezliğiyle yüzleşmezsiniz umarım.