“İnsan sıkışır sorumluluklarında, toplumun beklediklerini yerine getirirken.. Kadınlar bazen striptizci olmak ister, kaçmak ister hiç bilmediği yere, dansçı olmak ister; bunu yaparken hiçbir şeye hizmet etmez, fakat ağır hakaretlere maruz kalır.
Bazen geceleri eve dönmek yerine maskeli baloya girmek istiyorum, yabancılığın tadına varmak istiyorum, sadece gezmek, dolaşmak, sürmek ve aynı kişiye şiir yazmak istiyorum.
Kadınlar bazen sahnede olmak,
herkese dokunmak ister,
Ama o’na dokunmalarına asla izin vermez
Kadınlar bazen boğulur bastırdığı arzularıyla,
Kadınlar hiç bilmediğin şekilde her gün yeniden doğar
Anbean, gezinir rüyalarında
Kadınlar son derece acımasızdır
Ama aradığı, sevdiği varsa oralarda,
Kendilerine acımazlar asla.
Fransızlar orgazmın küçük ölüm olduğunu söylerler,
Kadınlar içselleştirdikleri şeye karşı saplarlar hançeri,
Hançer kendilerine döndüğünde bile.
Ben doğama uygun olmayan yerde yaşayan vahşi canlı gibiyim,
Ve doğama uymayacak şekilde yaşamamak karakterize edilemez,
Benim çıplaklığım, çıplaklığı ve baştan çıkarmayı sevdiğim anlamına gelmez,
Benim dik başlılığım bir başkaldırı değil; sadakattir.
Kadın hem bir balerin, hem de vampir olmayı dileyebilir.
Kadın, hem siyahı; hem beyazı aynı anda oynayabilir.”