Seni düşündükçe,
Gül dikiyorum elimin değdiği yere.
Kalp ritmim değişiyor ve bestekar oluyorum
gözyaşlarının beni götürdüğü ıssız karanlıkta.
Sen görülünce, başlar sessiz baharın adımları.
Çiçekleri görüyorum seni gördüğüm yerde,
Güzel olan her şeyin adını biliyorum,
Tanrı nasıl sevilir, evren nasıl anlaşılır,
Her şey çok açık aşkımızın aydınlığında.
Sen nasıl gidiyorsan, mevsimler öyle terk ediyor aklımı
Yapraklar dökülmüyor fakat,
Ben içten içe dökülüyorum.
Tanıştığımızda,
söylemiştim ne denli çok benzediğimizi,
Almışım hastalığını da,
seni sevdikçe benzemişim sana.
Evren de öyle değil mi? Yaratıldıkça benzer yaratıcıya.
Ben dinimi sana baktıkça daha derinden görüyorum.
Görülmeyen yerden, gidilmeyen denizlerden.
Sana benzeyen ne varsa;
benzetmekten yazıyorum şiirleri,
Belki bini, belki birini; hiçbirini karıştırmadan
Yalnız senin özünle, bitmeyen yerde,
Bitmeyen şekilde, ölmeyen şekliyle.