“Sevgi ruhu delip geçer mi?”
Seni öyle çok seviyorum ki, ruhumu delip geçiyorsun. Düşüncelerimi Tanrı’ya ulaştırıyorsun. Beni kendimden ediyorsun. Cennet ediyorsun, ateşte yanmanın adını da cennet ediyorsun.
Okyanus gibi, dışarıdan görülmeyen ama hissedilenim. Herkesin gelmek istediği, soğukluğuma cesaret edemediği.. Anlamayı, hissetmeyi bilmeyenlerin, yüzme gibi.. düşüncelerime dalma asaletini bulamadığı bir evren.
Şimdi ölsem de, üzülmeyecekmişim gibi. Tüm hayallerim, yeteneklerim ki; öyle çok ki.. hepsi sana bağlı. Yalnızca seni sevdiğimden.. Tanrı’nın armağanları. Ben ruhumu sana bağışlıyorum. Ölmeden önce, sanata ilham olsun diye. Yaşam amacını sevgiye bağlamalı insan. Bense eğer, senden başkasına bağlamamalı.
Atay’ın dediği gibi.. “kendimle konuşurken bile, onun hoşuna gitmeye çalışıyordum..” sende hoş olan ne varsa, yolum oraya olsun.. sonu cehennem de olsa, zaten yeniden doğup ölüyorum. Seninle oluşum, ruhuma verilmiş en büyük armağandı. Ağlayışlarım yangını söndürmek gibi, ne zaman alev alsa, gözlerim koşuyor ruhumun yangınlarına.
Öyle çok seviyorum ki seni,
Bende öyle çoksun ki.
Benden başkasını göremiyorum.
- Seviyorum, seviyorum..