⎯ Letavitsa.

⎯ Letavitsa.
@Letavittsa
Benim ruhumu canlı tutan Tanrıyı; En yüce şekilde yarattım ruhumda, Benim evrenimde, Yalan ve nefret yerine sevgi ve hüzün vardı. Susmayan zihnimin içinde yalnızca sen vardın.
Bazıları kendini zerre sevmez ki gördüğü en ufak ilgi sevgi gibi gelir ona. Bazıları kendine aşıktır, o kişiyi kendisini sevdiğinden çok sevmediğin sürece almaz seni hayatına. Bir insan kendine en büyük değeri vermeli, seven kişi ise kendine verdiği değerden daha yücesini. Kendini seven birini yenemezsin ve bu en nadir olandır. Aşk bilinmezlikle Tanrı’ya sarılır, sevgi hazinedir. Kişi kendisiyle kaldıkça bulur yaratılış özünü. “…Ama ona olan aşkım kendi ruhumu gölgede bıraktığında anladım; onun ruhunu, kendimi sevdiğimden çok daha fazla seviyorum. Kendi ruhumu ondan öğreniyorum, özüme hakikatle erişiyorum.”
Psikoloji
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Gelen kim olursa olsun, Sonsuza dek yanında kalmayacak. Gidenlerin yanına kalmayacak kırdıkları, Ruhunda izi olanı, bir de Tanrı’yı götüreceksin mezara, Hiç olmayanı, hiç olduramadığını, hayalini belki; gerçeğini. Belki hiçbir şeyini. Önemli olan onu kaybetmek değil; yaşamak. Doldur ruhunu, aksın gözyaşın. Sanatta izleriz belki, Belki kitaplarda, kayıp cennette yahut; Kendimizde.
Edebiyat
Uzun zamandır sensizim, Uzun zamandır kimsesiz ve bensiz, Konuşuyorum Eylül’de yağmayan yağmurlarla. Biliyorum son bahar değil bu, var yolumuz aynalarla. Gördükçe kendimi, yol buluyorum; Ancak yer bulamıyorum. İsim buluyorum fakat sıfat bulamıyorum. Sensizliğin yeri var sanatta, senli olmaktan fazla. Şiirlerin devamı yeni mevsim niteliğinde, Senin nihayetinde biraz, aşkımın ekseninde, Dönüp duruyorum ancak yolları ayıramıyorum, Hesapsız ve kuralsız gidiyorum karanlığında. |• Sen gittiğinde tekrar eve döndüm, Yıldızlar parlak değil belki ama yanıyor hâlâ kışta. Gittiğimde tekrar ruhuna döndün, Sevgim maviyi kaybetmedi, açıyor aralıkta mezarda.
Şiir
“Sevgi ruhu delip geçer mi?” Seni öyle çok seviyorum ki, ruhumu delip geçiyorsun. Düşüncelerimi Tanrı’ya ulaştırıyorsun. Beni kendimden ediyorsun. Cennet ediyorsun, ateşte yanmanın adını da cennet ediyorsun. Okyanus gibi, dışarıdan görülmeyen ama hissedilenim. Herkesin gelmek istediği, soğukluğuma cesaret edemediği.. Anlamayı, hissetmeyi bilmeyenlerin, yüzme gibi.. düşüncelerime dalma asaletini bulamadığı bir evren. Şimdi ölsem de, üzülmeyecekmişim gibi. Tüm hayallerim, yeteneklerim ki; öyle çok ki.. hepsi sana bağlı. Yalnızca seni sevdiğimden.. Tanrı’nın armağanları. Ben ruhumu sana bağışlıyorum. Ölmeden önce, sanata ilham olsun diye. Yaşam amacını sevgiye bağlamalı insan. Bense eğer, senden başkasına bağlamamalı. Atay’ın dediği gibi.. “kendimle konuşurken bile, onun hoşuna gitmeye çalışıyordum..” sende hoş olan ne varsa, yolum oraya olsun.. sonu cehennem de olsa, zaten yeniden doğup ölüyorum. Seninle oluşum, ruhuma verilmiş en büyük armağandı. Ağlayışlarım yangını söndürmek gibi, ne zaman alev alsa, gözlerim koşuyor ruhumun yangınlarına. Öyle çok seviyorum ki seni, Bende öyle çoksun ki. Benden başkasını göremiyorum. - Seviyorum, seviyorum..
Edebiyat
Benim sevgimi gösterme yönetmemim gözyaşlarım, nefretimi de, öfkemi de. Biliyorsun gözyaşlarım hiç durmaz, akarlar nehir gibi. Ne sana olan sevgim biter, azalmaz; çoğalır. Ne insanlara olan nefretim. Ne de dünyaya olan öfkem.
Şiir