Okuduğum kitaplardan birinde "İnsan sevgiye hükmeder;ama aşk insana hükmeder! diye yazılıydı. Kişi sevgiyle varlığını, ama aşk ile hakikatını tanıyordu. Çünki aşk, kendisinden geçip sevgilideki gerçekliğe ulaşmanın adıydı. Eğer aşık kendi gerçekliğine sevgilide eriyerek ulaşabiliyorsa ayrılık ve kavuşma, ret veya kabul, karar ve irade, açılma veya kapanma ortadan kalkıyordu.
Ah, şöyle at sırtında el değmemiş dünyaları dolaşıp ormanın berrak havasından göğüslerini doldurarak derin nefesler almak,bir pınar gözesinden lezzetli sular içmek, tabiatın sunduğu nimetleri devşirmek,avlanmak, koşmak, yürümek, gezmek, seyretmek, öğrenmek yok muydu?!..Çok yaşayan değil çox gezen bilirdi elbet,yıldızlara elini uzatıp,ormanlara karşı haykırmak, bir atın sağrısına yapışıp rüzgar gibi uçmak yok muydu?!..