Hayatının bütün felaketleri, bazan bir torbayı bile yerinden kaldıramayacak kadar iradesiz olmasından geliyordu.
...
Derhal geri döndü ve torbayı yerden almak istedi, fakat bir düşünce mani oldu. Bundan ne çıkar? Bütün odayı düzenlemek lazım.
...
Muktedir değildi.
Felaketlerimizi başka biriyle taksim etmek saadettir, fakat annelerle değil, annelerle değil. Annelere anlatılan kederler taksim değil, zarbedilmiş olur: Çocukların felâketlerini iki kat şiddetle hisseden anneler, bu ıatıraplarını çocuklarına fazlaziyle iade ederler; böylece keder anadan çocuğa ve çocuktan anaya her intikal edişinde büyüdükçe büyür.
Koca denilen birinin haklı haksız keyfine esir olmaktan başka bir şey olmayan, mesut denilenleri ise onun türlü heveslerine şartsız boyun eğmekten ibaret evlilik ona iğrenç geliyordu.