Allah razı olsun bir arkadaşımın bana hediye ettiği kitaplara bakınırken yedi kitap arasında gözüme çarpan ilk kitap. Ben simdi bu güzel kitabı nasıl anlatayım bilmiyorum, sözcükler kelimeler yeter mi bilemiyorum.
"Rabbim bana da cihad sonunda ŞAHADET nasib et."
( Amin, ecmain inşallah.)
Kitabı okurken kendime sorduğumda tek soru bizler nasıl müslümanız, bizler ne yapıyoruz, bizim yaptıklarımız Allah razı olsun bu kadının yaptığı şeylerin neresinde. Bizler bir insana bir ayeti anlatırken karşı taraftan gelen tek bir olumsuz tepkiyle vazgecerken davamızdan, Zeynep Gazali çılgınca kırbaçlara, köpeklerin vucudunu parçalanmasına, sulu zindana, ateşe, falakaya,dar ağacından bas aşağı aşılmaya, ayakta saatlerce bekletilmeye, susuzluk açlık, pisikoloji ve ahlaki hakaretlere, akla gelebilen en adi zulumlere karşı Allah yolunda cihad etmeye devam etmiş.
Büyük bir musibet. Domuz ve maymun torunları yeryüzünün zelil ve hakir yaratıkları olan, Allah'ın gazabına uğramış olan siyonistlerin müslüman yurdunu işgal etmesi müslümanların yurdundan ve mukaddesarından edip onlara azabın en açılışını, zilletin en cirkinini ve dehsetini en beterini, tek kelimeyle Yahudi bir nefsin taştığı bütün vahşet ve zilleri arttırmakla sonuçlanan korkunç musibet!
Ona her seferinde tabutlara itaat etmesi teklif edildiğinde yapilan her zulme dayanıp Allah yolunda ilerleme devam etmiş. Ben okurken içim acıdı Rabbim nasıl büyüktür ki yapilan zulumlere karşı Zeynep Gazali'ye isyan ettirmeyi nasip ettirmemis. Misal seninle anlasacagız deyip taguta itaat etmesini söylediklerinde Zeynep Gazali'nin onlarca cevaplarından birisi de sudur;
"Sizinle nasıl anlasayım? Batıl ve haksız seylerinizden, insanlık disi muamelelerinizden nefret ediyorum. Sizler şeytanın oyuncakları ve kullarısınız. Biz her şeyden önce