Alevilik bir düşünme biçimidir.
Marksizm de bir düşünme biçimidir, yaşamın odağına proletaryayı oturtur, proletarya adına bir parti, parti adına bir lider, liderin fikirleri ile kurulacak bir devlet; proletarya dik-tatörlüğü, devlet kendisini sönümleyecek, sınıfsız topluma varacaktır. Olasılık hesaplarına göre bu fikrin olabilirlik olasılığını hesaplamak herkesin kendisine düşen bir görev. Bu bir fikirdir.
Hristiyanlık, Musevilik, İslamiyet de birbirine benzeyen, birbirinin devamı üç dinî düşünce biçimidir. Dinî düşünceye göre insanı yaratan Tanrı Rab onlara hayır ve şer kader yazmıştır, herkes bu kaderi yaşamaya mecburdur, yaşanan her durum insanın fıtratı gereğidir.
Kimse şikâyet etmeden Tanrı’ya kulluğu kabul edip kaderine razı olmalı ve Tanrı adına konuşan ulema/ruhbanlara itaat etmelidir; doğru ve yanlışı sadece ulema/ruhban sınıfı bilir. İnsanlar günahkâr yaratılmıştır, günah işlemeleri normaldir. Yakalanırlarsa ceza çekeceklerini bilmeleri yeter. Dinin belli kuralları vardır, dinin ve imanın şartları, kurallarını yerine getirince iyi dindar olunur, cennete gidilir. O kuralların içinde vicdan yoktur, şefkat yoktur, ahlaki erdemler yoktur ama bol itaat ve bol ibadet vardır. Bir fikirdir.
Liberalizm de bir düşünce biçimidir. Yeryüzünde orman kanunları hâkimdir, tabiat yasaları gereği büyük balık küçü-ğü yer. Küçük olanların büyükler tarafından yenildiklerinde şikâyet etmemeleri, şikâyet etmek yerine kendinden küçükleri yemeyi ve ne pahasına olursa olsun büyüme yolunu bulmaları öğretilir. Hayat dediğin savaşmaktır, savaş ve rekabet. Herhangi bir ahlak, kural, erdem vs. önemli değildir, polise bulaşmadan, kitabına uydurup güçlü olmak gerekir. Bir fikirdir.
Çevrecilik de bir düşünce biçimidir, çevreyi ve doğayı korumayı amaç edinen. Mümkün müdür, ayrı bir konu.