Leyla Akgül

Leyla Akgül
Pir Sultan Abdal Sözlüğü Metrodan İnsan Manzaraları kitaplarının yazarı Kaygusuz Abdal Felsefe Okulu kurucusu
La Kitap Yayınları Yayın Yönetmeni
Üniversite
Ankara
37 okur puanı
Mayıs 2020 tarihinde katıldı
Çocuğun Gelişimi
İnsanın hayatında aldığı her nefes bir ilktir ve tekrarı yoktur. Her nefes hayatta bir sonraki andır. İnsan doğduğu an-dan itibaren her nefeste ilk defalarla hayat kilimini dokuma-ya başlar. İlk kelimeyi söylediğinde “ba baa” dediğinde nasıl söylediyse kilimin baba deseninde ilk ilmek atılmıştır. Sonraki zamanlarda baba deseni tamamlanır. İlk defa anne memesini tuttuğunda anne deseni dokunmaya başlamıştır. İlk süt tadında ana sütü deseni, ilk elma yediğinde elma kelimesinin deseni, tadı, rengi, dokusu, kokusu, sululuğu benliğine işlenmiş olur ve hayatı boyunca yediği tüm elmalar o ilk desenin üzerine dokunur.
Sayfa 23 - La Kitap Yayınları·Kitabı okudu
Çocuk Gelişimi
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Çocuğun Kişiliğinin Oluşumu
Üç tip davranış göze çarpıyor: 1. Çocuk düşer, dizi kanar, anne babası ilgilenmezler. Çocuk ağlar sızlanır sonra umudu kesilir ve susar. 2. Çocuk düşer, dizi kanar, anne baba telaşa düşer, pa-nik olur, birbirleriyle kavgaya tutuşurlar; sen çocuğa bakmadın, dikkat etmedin, diye birbirlerine düşer, çocuğu unutur-lar. Davranışlarının temelinde sevgi vardır ancak, görünen ve hissedilen korku, panik ve öfkedir. 3. Çocuk düşer, dizi kanar, anne baba hemen yanına gelir, kucağına alır sever, acıyan yeri öper, aslan oğlum/kızım der, çocuğu teskin eder. Bu üç davranıştan üç farklı çocuk yetişir. Elbette genetik faktörler de etkili olmaktadır fakat ailenin davranışları çocuğun kişiliğinin oluşmasında çok etkili olacaktır.
Sayfa 8 - La Kitap Yayınları·Kitabı okudu
Çocuk Gelişimi
Erkekler ağlamaz ama o ağlıyordu!
“O da benim yaşlarımda. Bir gün onunla Gerdekkaya’ya gittik. Saatlerce yüzdük, gezdik, eğlendik. Sonra bende olan o tırmanma tutkusu beni yine dürtmeye başladı. Bu tutkumu tatmin için önce tepelere tırmandık. Dik yerlere çıkmıyordum. Biliyordum ki o da peşimden gelecek. Az dik olan yerlere tırmanıyordum. Ama onun için oralara tırmanmak bile oldukça zordu. Sonra olan oldu. Belki iki üç metre meyilli bir kayayı tırmanmıştık ki arkamdan bir gürültü ve çığlık yükseldi. Döndüm, baktım, Salih kayadan aşağı düşmüş ve toprak olan dik meyilden aşağıya doğru yuvarlanıyordu. Düşebileceğimi bile düşünmeden bir solukta aşağıya indim. Yanına geldiğimde, bacağını tutuyor, çığlık çığlığa bağırıyordu! Erkekler ağlamaz ama o ağlıyordu! Yüzünde kollarında çizikler vardı. Sol bacağı ise kırılmıştı. Bir süre ne yapacağımı bilmez hâlde başında dikildim. Ve sonra birden aklıma yakındaki köy geldi. Oraya götürmekten başka çarem yoktu…”
Sayfa 32 - La Kitap Yayınları·Kitabı okudu
Yardım
insan ve düşünce
Alevilik bir düşünme biçimidir. Marksizm de bir düşünme biçimidir, yaşamın odağına proletaryayı oturtur, proletarya adına bir parti, parti adına bir lider, liderin fikirleri ile kurulacak bir devlet; proletarya dik-tatörlüğü, devlet kendisini sönümleyecek, sınıfsız topluma varacaktır. Olasılık hesaplarına göre bu fikrin olabilirlik olasılığını hesaplamak herkesin kendisine düşen bir görev. Bu bir fikirdir. Hristiyanlık, Musevilik, İslamiyet de birbirine benzeyen, birbirinin devamı üç dinî düşünce biçimidir. Dinî düşünceye göre insanı yaratan Tanrı Rab onlara hayır ve şer kader yazmıştır, herkes bu kaderi yaşamaya mecburdur, yaşanan her durum insanın fıtratı gereğidir. Kimse şikâyet etmeden Tanrı’ya kulluğu kabul edip kaderine razı olmalı ve Tanrı adına konuşan ulema/ruhbanlara itaat etmelidir; doğru ve yanlışı sadece ulema/ruhban sınıfı bilir. İnsanlar günahkâr yaratılmıştır, günah işlemeleri normaldir. Yakalanırlarsa ceza çekeceklerini bilmeleri yeter. Dinin belli kuralları vardır, dinin ve imanın şartları, kurallarını yerine getirince iyi dindar olunur, cennete gidilir. O kuralların içinde vicdan yoktur, şefkat yoktur, ahlaki erdemler yoktur ama bol itaat ve bol ibadet vardır. Bir fikirdir. Liberalizm de bir düşünce biçimidir. Yeryüzünde orman kanunları hâkimdir, tabiat yasaları gereği büyük balık küçü-ğü yer. Küçük olanların büyükler tarafından yenildiklerinde şikâyet etmemeleri, şikâyet etmek yerine kendinden küçükleri yemeyi ve ne pahasına olursa olsun büyüme yolunu bulmaları öğretilir. Hayat dediğin savaşmaktır, savaş ve rekabet. Herhangi bir ahlak, kural, erdem vs. önemli değildir, polise bulaşmadan, kitabına uydurup güçlü olmak gerekir. Bir fikirdir. Çevrecilik de bir düşünce biçimidir, çevreyi ve doğayı korumayı amaç edinen. Mümkün müdür, ayrı bir konu.
Sayfa 25 - La Kitap Yayınları·Kitabı okudu
Felsefe-Düşünce
İnsan ve Yaşam
Eski yazıtlardan birinde şöyle yazar: Kuzu dizlerinin üzerine çökerek annesini emer, karga yaşlı annesini besler; bunun adı "saygılı davranmaktır." Horoz şafak vakti öter, yaban kazları her bahar kuzeye ve her sonbahar güneye uçar; bunun adı ''söz tutmaktır.'' Yaban kazı ve yeşilbaşlı ördek eşini kaybettikten sonra ölene kadar yeni bir eş bulmak istemez. Bu ''sadakat'' olarak adlandırılır. Bir geyik iyi bir otlağa rastladığında bütün grubu oraya davet eder ve paylaşır, karınca yemek gördüğünde bütün koloniyi oraya çağırır; bunun adı ''adalettir.'' Eğer bir insan bu erdemlere sahip değilse, hayvandan beter bir halde yaşıyordur. ....... Bir Türkmen-Alevi duası da şöyledir: Tanrım, ilk önce dağa taşa ver. Ormana, hayvanlara, suya ver. Ondan sonra insanlara, kapı komşuya, muhtaç olana ver. Kalırsa, en son bana ver... ......
İnsan