Leyla Demirkan

Leyla Demirkan
@LeylaDemirkan
15 yıl bankacılık, sonra annelik... "Tesadüf Dediğin Tezahürdür" benim ilk romanım. Butik Yayıncılık (2023) @tesadufdedigintezahurdur
Northwestern University, İktisat, BA
Istanbul
12 okur puanı
Mayıs 2026 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Ahmet Ümit'in en sevdiğim romanlarından biri
8/10
·400 syf.··
Beğendi
·
2026 23. kitabı
Ahmet Ümit’in 6–7 kitabını okudum ama aklımda en çok yer eden romanı hep Kavim oldu. Çünkü bu kitap sadece bir polisiye değil; farklı kültürlerin, inançların ve tarihsel katmanların iç içe geçtiği çok daha geniş bir hikâye anlatıyor. İstanbul’dan Mardin’e uzanan bu yolculukta, cinayetin izini sürerken aslında Anadolu’nun bin yıllık kültürel hafızasında dolaşıyorsunuz. Süryani geleneği, kadim ritüeller, dinler arası geçişler… Hepsi romanın atmosferine derinlik katan unsurlar. Ve tabii ki Komiser Nevzat. Nevzat’ın insancıl, vicdanlı, bazen kırılgan ama hep adalet duygusuyla hareket eden yapısı, romanı sadece bir “olay çözme” hikâyesi olmaktan çıkarıp çok daha insani bir yere taşıyor. Kavim, benim için Ahmet Ümit’in en güçlü romanlarından biri. Hem kültürel çeşitliliği hem de insan ruhunun karanlık ve aydınlık yanlarını aynı anda anlatabilmesiyle, okuduktan sonra uzun süre zihnimde kaldı.
KavimAhmet Ümit · Everest Yayınları · 201920,6bin okunma

Leyla Demirkan

, bir kitap okudu
8/10
·400 syf.··
Beğendi
·
2026 23. kitabı
Ahmet Ümit
8.6/10 · 20,6bin okunma
8/10
·368 syf.··
Beğendi
·
2026 3. kitabı
Gece Yarısı Kütüphanesinden sonra Matt Haig’in en sevdiğim ikinci romanı oldu Hayat İmkânsız. Haig yine benzer bir temayı işliyor: hayata küsen birinin, kendi iç karanlığından yavaş yavaş geri dönüşü. Ama bu kez hikâye daha doğanın içinde, daha dingin, daha “yeryüzüne ait” bir yerden akıyor. Romanın merkezindeki karakter, Ibiza’da bir kulübede yaşayan, dünyadan elini eteğini çekmiş bir adam. Onun yalnızlığı, doğayla kurduğu ilişki, insanlardan uzaklaşma sebebi… tümü bana Human Design felsefesini ortaya atan Ra Uru Hu’nun hikâyesini hatırlattı. Sanki Haig, modern dünyanın gürültüsünden kaçıp kendi iç sesini duymaya çalışan herkese bir selam gönderiyor. Kitapta beni en çok etkileyen şeylerden biri, doğayı koruma ve ona sahip çıkma temasının çok ince ama güçlü bir şekilde işlenmiş olması. Haig, doğayı bir fon olarak değil, karakterlerden biri gibi anlatıyor. Ağaçların, rüzgârın, denizin, sessizliğin bile bir dili var. Kahramanın iyileşme süreci de aslında doğanın ritmine kendini bırakmasıyla başlıyor. Roman ilerledikçe, karakterin geçmişiyle yüzleşmesi, kendi kırılganlığını kabul etmesi ve yeniden hayata tutunması çok insani bir yerden anlatılıyor. Haig’in en sevdiğim yanı burada: Karanlığı romantize etmiyor, ama ondan çıkışın mümkün olduğunu da unutturmuyor.
Hayat İmkânsızMatt Haig · Domingo Yayınevi · 20245,9bin okunma
9/10
·285 syf.··
Beğendi
·
2026 7. kitabı
Bu kitaptan inanılmaz derecede faydalandım. Nil Gün, duygulara öyle bir büyüteç tutuyor ki, okurken insan kendi iç dünyasının haritasını yeniden çiziyormuş gibi hissediyor. Her bir ana duyguyu tek tek ele alıyor; sadece yüzeydeki hissi değil, o duygunun derininde saklanan kökleri ve bilinçaltındaki yankıları inceliyor. Kitabın en güçlü yanı, duyguları “iyi–kötü” diye ayırmadan, hepsini birer öğretmen olarak ele alması. Öfkenin ardındaki kırılganlığı, üzüntünün ardındaki dönüşüm ihtiyacını, korkunun ardındaki yaşam enerjisini gösteriyor. Negatif sandığımız duyguların dönüştürücü etkisini hatırlatıyor Nil Gün. Bu yüzden kitap sadece bilgi vermiyor; insanın kendi duygusal bedenine daha şefkatli bakmasını sağlıyor. Benim için bu kitap bir kez okunup rafa kaldırılacak bir kitap değil. Ara ara dönüp gözden geçirmek isteyeceğim, her okuduğumda başka bir yerime dokunacak bir rehber niteliğinde. Çünkü duygular değişiyor, hayat değişiyor, biz değişiyoruz — ve Nil Gün’ün anlattıkları bu değişimin içinde yön bulmayı kolaylaştırıyor. Dili sade, akıcı ve içten. Okuru yargılamadan, zorlamadan, “şöyle olmalısın” demeden ilerliyor.
İçimizdeki Şaman: Duyguların SimyasıNil Gün · Kuraldışı Yayınevi · 2022149 okunma
Ağaçların büyülü dünyası
8/10
·200 syf.··
Beğendi
·
2026 22. kitabı
Bu kitabı okurken bu kadar detaylı bilgi edineceğimi hiç düşünmemiştim. Ağaçların düşündüğümüzün çok ötesinde, muazzam varlıklar olduğunu bilmiyordum. Wohlleben’in anlattıkları, sanki ormanın perdesini aralayıp bize görünmeyen bir dünyayı gösteriyor: Ağaçların birbirleriyle iletişim kurması, birbirlerini beslemesi, tehlikeyi haber vermesi, hatta “çocuklarını” koruması… Tüm bunları öğrendikçe adeta büyülendim. Kitabı sonuna kadar bitirmeseniz bile, ağaçlar hakkında edindiğiniz her bilgi çok değerli. Çünkü bilgi, bakışı değiştiriyor. Bir ağaca artık sadece bir “bitki” gibi bakamıyorsunuz; kökleriyle, hafızasıyla, dayanışmasıyla yaşayan bir ekosistem görüyorsunuz. Belki de onları ancak böyle kurtarabiliriz: önce anlayarak, sonra değer vererek. Wohlleben’in dili hem bilimsel hem de çok sıcak. Okuru yormadan, karmaşık ekolojik süreçleri hikâye anlatır gibi aktarıyor.
Ağaçların Gizli YaşamıPeter Wohlleben · Doğan Kitap · 2024861 okunma