Bazı kitaplar gerçekten hacminden büyük oluyor. Stefan Zweing'in okuduğum ilk kitabı ve farklı tarzda kitaplar da düşünsel zorlukları seviyorum bu eserde benim için öyle. Yalın, sade bir o kadar da sınırları zorlayacak kadar yoğun anlatıma hakim. Her okurun kütüphanesinde bulunması gereken bir eser.
Kitap Dr. B. karakterinin üzerinden hiçlik ve sürekli aynı çember etrafında ilerleyen psikolojik işkence altında olmasına rağmen, akıl sağlığımızı korumak için beynin insanlara neler yaptırabileceği anlatılmış. Özellikle bir esirin içinde bulunduğu bunalım çok gerçekçi yansıtılmış.
Konuya gelecek olur isek bir yolcu gemisinde yolcular arasında bulunan öykü kahramanının, dünya satranç şampiyonunu farkedip onunla tanışmak için uğraştığı girişimlerle başlar. Bir milyonerin , dünya satranç şampiyonu Mirko Czentovic’e , ücret karşılığı bir parti satranç oynamayı önermesiyle de ilerler. İkisinin oyununu izleyen Dr. B. oyun sırasında kendini tutamayıp onların oyununa karışmasıyla da kitap serüvene giriyor.
Bu kitap da ki favori alıntım ise; “Çünkü bir insan kendini ne kadar sınırlıyorsa sonsuz olana bir o kadar yaklaşıyordur.”