Güneş belki şu an için kayıptı ama ondan ışığını alan ay; karanlığın bir vakit için geçerli olduğunu, aydınlığa dönüşünse mutlak olduğunu muştuluyordu. İçten içe niyazdaydı yine...
Şevkle karşısına geçip ses verdim:
“Ey Özgürlüğün Annesi!.. Seninledir, Dirayet ve Kurtuluş Kapısı! Sənin bileklerine vurulan kelepçeler benim yüre-ğimdekilerden daha mı sert, daha mı acımasız?.. Bilirim! Sen zincirler içindeyken bile benden daha özgürdün
İşte sevgide bulunan en lezzetli, en zevkli, en tatlı şey budur. Bunun biraz altında, aşk sevgisi, sevginin sevgisi vardır. Bu, insanın sevdiğini unutacak derecede aşkla meşgul olmasıdır.
Büyük bir ârife insanla Allah arasında ne kadar bir mesafe olduğu sorulduğunda “sadece bir adım” cevabını verdi. Bu nasıl olur dendiğinde ise şöyle buyurdu: “Ayağını kaldırıp da nefsinin üzerine koyarsan Allah’a varırsın.”
Uzun yıllar Anton'la ilgili bir şey duymadım. Fakat
bence onun hakkında endişelenmeye hiç gerek yok:Çünkü Tanrı onu hiçbir zaman terk etmeyecektir, hele insanlar hiç.