Lib3rten

Lib3rten
@Lib3rten
Hayatta her şey mümkün..
izmir / Çeşme
454 okur puanı
Ekim 2017 tarihinde katıldı
İki aydır yoktum.. Geriye geldim :)
7/10
·216 syf.··
2026 2. kitabı
Yazma Herkese selam Bu okuduğum kaçıncı Hakan Günday romanı tam hatırlamıyorum… Bildiğiniz gibi kendisi Türkiye’de yeraltı edebiyatının en güçlü kalemlerinden biri. Kitapları herkese hitap etmez; zaten etsin diye de yazmaz. Bu kitapta Azil’i okuyoruz. Delilik ve dehalık arasında sıkışmış, hayata uyum sağlayamayan; zihninde birden fazla “Azil” taşıyan bir karakteri… Yazarın diğer kitaplarında olduğu gibi burada da karanlık bir zihnin içinde dolaşıyoruz. Arada aydınlanmaya çalışan bir hayat, bolca dibe vuruş ve insanın içine işleyen sorgulamalar mevcut. Genelde Hakan Günday kitaplarını severim ama bu kitapta beni en çok zorlayan şey, hikâyenin yer yer fazla hızlı ve mantıksal açıdan kopuk ilerlemesi oldu. Azil’in yaşam öyküsüyle yan karakterlerin bağlantıları bana biraz absürt geldi. Beğenmedim diyemem ama okurken çok keyif aldığımı da söyleyemem. Sevgiler.
AzilHakan Günday · Doğan Kitap · 202411,3bin okunma
Edebiyatın En Tatlı Eşleşmeleri!
Peki ya sizin favori kitabınız hangi tatlı olurdu?
7/10
·304 syf.··
2026 1. kitabı
Herkese selam! Yazar, benim ilk defa okuduğum biri ve Fransız edebiyatı okumuş muyum, hatırlamıyorum pek. Kitap, Nepal’de geçen bir hikâyeyi anlatıyor. Yazarın tarzını özellikle şu açıdan sevdim: Kişisel gelişimle ilgili konuları, okuyucuya öykü içinde, ikili-üçlü diyaloglar hâlinde aktarmış. Bu yüzden okurken hiç sıkılmadım; aksine keyif aldım. Sevgili Azra Kohen’in kalemini bilenler bilir, yazarın tarzı biraz ona benziyor: Roman okurken farkındalık ve psikoloji hakkında da bilgiler edinebiliyorsunuz. Kitapta meditasyon, düşünce gücü, düşünce yapısı, “an’da kalma”, geçmişe dönülemeyeceği ve geleceğin henüz gelmediği bir sistemde nasıl var olabileceğimiz gibi konular ele alınıyor. Ayrıca yazar, bu kişisel yaşam metodlarını hayatımıza nasıl uygulayabileceğimizi de yorumluyor. Ben bu konulara çok bağlı olmasam da biraz ilgim olduğu için okurken keyif aldım. Zaten bu ana başlıklarda yazılan birçok kitap aşağı yukarı aynı şeyleri tekrar eder; bu kitabın farkı, her şeyin roman içinde aktarılıyor olması. Yazarın diğer kitaplarına da göz atmayı düşünüyorum. Sevgiler :)
Alıntı
Bugün Kalan Hayatımın İlk GünüMaud Ankaoua · Yan Pasaj Yayınları · 20238,1bin okunma
Okurken biraz şiştim ama güzeldi..
Puan vermedi
Herkese selam; Malum kalın bir kitap olduğu için, Fernando Pessoa – Huzursuzluk Kitabı benim için raflık bir kitap olmadı; içime sızıp orada kalan bir metin oldu. Daha ilk sayfalardan itibaren sanki biri sana kendi yalnızlığını, dağınık zihnini çok sakin bir sesle anlatıyormuş gibi geliyor — çekiyor ama aynı anda biraz da huzursuz ediyor. Bernardo Soares’i okurken kendimi çok gördüm: kahraman olmaya çalışmayan, fazlasıyla gözlemci, kırılgan ama inanılmaz keskin bir yalnızlık enerjisi… Günlük hayatın sıradanlığı, ofiste geçen saatlerin boşluğu, insanlarla kurulamayan bağlar o kadar çıplak anlatılıyor ki bazen “ bu kadar da gerçek olamaz” diyorsun. Hızlı tüketilecek bir kitap değil; durup durup nefes aldırıyor, düşündürüyor. Beni hem sakinleştirdi hem de rahatsız etti ama tam olarak bu yüzden sevdim — zihninin derinliklerinde dolanmayı sevenler için biçilmiş kaftan.
Alıntı
Huzursuzluğun KitabıFernando Pessoa · Cem Yayınevi · 202214,5bin okunma
9/10
·192 syf.··
2025 12. kitabı
Herkese selam; Livaneli kitaplarını her zaman sevmişimdir. Yazım dili, sosyolojik bakış açısı ve o kendine özgü dokunuşu… Herkes aynı fikirde olmasa da bence çok önemli bir edebiyatçı. “Bekle Beni” yeni çıkan bir kitap ve daha okurken “yine yazmış” diyorsunuz. 70’ler ve 80’lerde aydınlara yapılan baskıları, darbeleri, idamların acısını; güzel bir aşk hikâyesinin içine ustalıkla yerleştirmiş. Sanata, aşka, okumaya hâlâ saygısı olmayan bir toplumda, Türkiye’nin yıllardır bir adım bile ilerleyemediğini yüzümüze tokat gibi çarpıyor maalesef. Livaneli’nin sürgün dönemi olduğu için, olayları birinci ağızdan dinlemek bambaşka hissettiriyor. Dönemin anlamsızlığını, coğrafyanın kader oluşunu, kendi vatanında bile var olamamanın ağırlığını öyle iyi aktarmış ki… Okur olarak insanın içine işliyor. Ben severek okudum ve gönül rahatlığıyla tavsiye ederim. Sevgiler :)
Alıntı
Bekle BeniZülfü Livaneli · Can Yayınları · 202518bin okunma
4/10
·96 syf.··
2025 11. kitabı
Herkese selam; Tolstoy’un bu kitabı, bir insanın kendi iç sesiyle hesaplaşması gibi. Kısa ama ağır bir kitap. Yazar, hayatın anlamını, inancı, ölümü ve yaşamanın nedenini sorguluyor. Aslında hepimizin zaman zaman sorduğu o “neden yaşıyorum?” sorusunu çok derin bir yerden ele almış. Okurken bazı bölümler düşündürücüydü ama bazen de fazla felsefi geldi. Sanki kendi iç bunalımını anlatırken okuyucudan biraz uzaklaşmış gibi hissettim. Yine de samimiyeti etkileyiciydi; bir yazarın bu kadar açık şekilde kendi zihin karanlığıyla yüzleşmesi kolay değil. Kitap, herkese hitap etmiyor bence. Daha çok içsel sorgulama döneminde olanların eline geçerse anlam kazanır. Benim için çok etkileyici değildi ama düşündürdü. “Anlam arayışı” temasını sade bir şekilde işlediği için değerli buldum. Kısaca; derin ama yorucu bir kitap. Bazen insanın canını sıkan o sorulara ayna tutuyor. Tolstoy’un iç dünyasını merak edenler için okunabilir.
Alıntı
İtiraflarımLev Tolstoy · Antik Kitap · 201629,2bin okunma