Sormayın, ama sormayın, bilmeden aralık tutuyoruz kapılarımızı
Bilmeden bekliyoruz, bilmeden uyuyoruz sabahlara değin
Kim bilir, belki de biz
Tanrısıyız en olunmaz şeylerin. Edip Cansever
“Gecenin karanlığının aydınlığa dönebilecek zamanında pencerenin kenarında bekliyordu yıldızın kaymasını. Ne gülünç! Ben güneşle gelen yıldızlara, geceyle gelen mavi gökyüzüne, yağmurla düşen kara, uzaydaki denize ve topraktaki aya inanırdım. Gece bizi karanlıklara bürürken düşlerin yeşermesinin ne kadar da hoş olduğunu söyledi.”
Yağmur dindi Ömür hanım. Gökyüzü masmavi gülümsedi yine. Doğa aynı oyununu oynuyor bizimle. Umudun ucunu gösteriyor usulca, iyimserliğin ışığını süzüyor mavi atlasından. Ne aldanış! Şükrü Erbaş
“Asıl sebep ve illetlere varabilseniz göreceksiniz ki en zayıf tarafımız dışımızdadır. Gözümüzü kör eden yedi renktir, kulağımızı sağır eden sesler, ağzımızı paslandıran yediklerimiz, kalbimizi önce çoşturup sonra durduran sonsuz koşmalarımızdır. Yüksek insan dışına değil, içine kıymet verendir.”