" Sevdiğinin nazını değil,
Kahrını çekmektir sevda...
Onunla bir ömür değil,
Onun için bir ömürdür sevda...
Eline el değmesini değil,
Gölgesine gölge değmesini kıskanmaktır sevda...
Yürürken dikenli yollardan darağacına,
Son dileğinde onu görebilmeyi istemektir sevda...
Yani demem o ki;
Herkesin harcı değildir sevda... "
Ne kadar zaman geçerse geçsin, kimse kimseyi unutamıyor. Zaman bir şeyleri unutturmak yerine, alıştırıyor. İstesen de istemesen de mecburen alışıyorsun. Çünkü hayat sana alışmaktan başka seçenek bırakmıyor. İçinde yok etmiyor ama var olduğunu da hissetmiyorsun tamamıyla. Gidenle gidilmiyor, ölenle ölünmüyor ama kalınca yşamak zorunda bırakıyor seni. Ve o zaman anlıyorsun ki alışmaktan daha zor bi şey varsa o da kaldığın yerden yaşamaya çalışmaktır. Bunu anlatamazsın, izah edemezsin.
Sadece yaşarsın.
Sen sevgiline ne verebilirsin sanki?
Kalbini mi?
Pekala, ikincisine? Gene mi o? Üçüncü ve dördüncüye de mi o?
Atma be adaşım, kaç tane kalbin var senin?..