n u r

n u r
@Lidamehsa
‘rabbim! ilmimi artır.’
nitekim bu şatoda yaşıyordu; yetmiş beş yıldır, sessiz sadasız. ve gülümseyerek. ismi odadan odaya gezer, sanki böyle şatonun sakinleri birbirlerinin dikkatini bir şeye çekerlerdi. “nini,” derlerdi. ve sanki şunu demek isterlerdi: “ne tuhaf, dünyada bencillikten, hırstan ve kibirden başka bir şey daha var: nini..” daima doğru yerde olduğu için onu kimse asla görmezdi. ve daima güler yüzlü olduğu için kimse ona, sevdiği adam çekip gitmişken ve sütünü içmesi gereken çocuk ölmüşken nasıl güler yüzlü olabildiğini sormazdı.
Sayfa 10·Kitabı okudu
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
sevmek ve sevilmek istiyorum. kendi canımı yakmayacağım bir yol bulmak istiyorum. işlerin kötüden çok daha iyi olduğunu söyleyebileceğim bir hayat istiyorum. başarısız olmaya devam etmek ve yeni, daha iyi yollar keşfetmek istiyorum. içimdeki duygu gelgitini, hayatın ritmi olarak görüp onun keyfini çıkarmak istiyorum. devasa karanlığın içinde yürüyüp uzun süre altında durabileceğim bir parça gün ışığı bulabilen türden biri olmak istiyorum.
ben daima sevgiden hareketle ilerlemek istiyorum. eğer safi mantık kendini devamlı aralardaki boşluklara zorlarsa ben de hayatımın parlaklığı ve rahatlığını kaybederim, bu yüzden de duygusal olarak aydın biri olmak istiyorum, mantıklı düşünme anlamında daha noksan olacak olsam bile. el ele tutuşup benim gibi hissedenlerle yürümek istiyorum. duygusallık ya da mantıktan hangisinin daha üstün olduğunu söylemek zor ama kesinlikle farklı dokulara sahipler. ikisi arasından dokusunu daha çok sevdiğim kesinlikle sevgi ve duygusallık.
kendimin hep mutsuz olduğunu düşünürüm ve bunun bir çeşit kendime acıma olduğunu biliyorum, ancak bugün kendimi telkin etmek istiyorum. daima kendi eleştirilerimin hedefi oldum, canım yansa bile yandığını söylemem, aklım ve bedenim bana farklı yollardan bağırmadığı sürece bir şeylerin ters gittiğini kabul etmem ve canımın yanmasının sebebinin zaten kendim olduğunu düşünürüm. başkalarıyla zorla yakınlaştığımda bunu kalbimin deşilmesi için bilerek yaparım. bu da başkalarının canını yaktıkça kendi yaralarımın büyüdüğü anlamına geliyor. ama dünyamda bir orta yol yaratmaya çalışıyorum ve yan etkilerinin bazılarının davranışlarımda kendini gösterdiğini fark ediyorum
Sayfa 82·Kitabı okudu
sonra ben en yakınını trene bindirmiş de şimdi ne yapacağı, nereye gideceği belli olmayanın şaşkınlığı ile kaldım. ………… ben onları trene bindirdikten sonra kendim nereye gideceğimi de nerede duracağımı da bilemedim. bir gidene bakışım kaldı. o şaşkın bakışıma hâlâ bakarım. kendimi trene bindirmiş, kalanımla onu uğurlamışım gibidir.
Sayfa 57