E.

İyi hissedene kadar, hiçbir şey hissetmek istemiyorum.
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Her sabah sevmediği bir erkeğin kokusuyla uyanmak zorunda kalan öyle çok kadın var ki.. Zamanla bu kokuyla yavaş yavaş ölmeye alışıyorlar...
Kadınlar dünyaya ateşte yanmak ve kendilerini küllerinden yeniden doğurmak için gelirdi.
Kuşku ile sevgi aynı kalpte uzun süre yaşamaz.
Kişilerden ziyade bu zihniyeti halka dayatanlara, meşru gösterenlere sitemim. Türkiye bu şekilcilik ve önyargı yüzünden çok çekti. Korkuyorum cehalet meşrulaştıkça daha da çekecek. Erkek, 'Ben ahlakımı, dürtülerimi koruyamıyorum, kadın kendini korusun' diyecek. Erkek, kirli, sapkın zihniyetini değiştirme lütfunda bulunmayacak. Ama kadın tacize, tecavüze maruz kalmamak için bedeninde açıkta kalan santimleri kollayacak öyle mi? Üstünün, çekindiği ya da çıkarı olan kişinin yanında suspus olurken, konu kadın olunca öfke kontrolsüzlüğü bahanesinin ardına sığınacak? Kontrolsüzlük beyindedir. Yaptıklarının hoşgörüyle karşılanacağının bilincinde oldukça kararları ele geçirir. Örtüyü, takkeyi, Kuran'ı, özetle dini, çıkarları uğruna halkı kandırmak için kullananlar, içkilerini evlerde içiyor ama namazlarını sokaklarda kılıyor. Erkeğe üç beş kadın mubah diyor, kadına kocaya itaat reva. Yok Fatma yok. Kimse marazına,yalanına, menfaatine dini kılıf olarak kullanmasın. Allah'ın yarattığı düzende böyle bir ayırt yok. Birbirinin gölgesinde büyür mü meșe ile selvi? Yan yana büyürse boy verir.
Sayfa 179·Kitabı okudu