"Hepiniz, bırakın öleyim," dediğini ayrımsadı. Hepsi birden saldırırsa, artık yaşayamayacağını biliyordu. Çektiği bu acıya değecek hiçbir coşku, mutluluk huzur ya da özgürlük yoktu.
Öyle bitkinim ki. Bu sabah yataktan kalkınca fenalaştım. Üstelik kötü kötü de öksürüyorum! Yakında öleceğimi hissediyorum. Biliyorum bunu. Kim kaldıracak cenazemi? Tabutumun ardından kim gelecek? Kim ağlayacak arkamdan?.. Bu durumda belki taşrada, yabancı bir evde, bilmediğim bir köşede ölürüm!.. Ah Tanrım, ne kötü şey bu yaşam...